Yeni bir akım: Çinli olmak
“Yumuşak güç” (soft power), kısaca askeri güç, ekonomik ve diplomatik baskı vb. etkenler dışında bir devletin dünyada çekicilik ve etkileyicilik kazanma sanatı olarak tanımlanabilir. Kavram 1990’larda ortaya atılmış olmakla beraber ABD’nin İkinci Dünya Savaşı sonrasında, 1950-60’lar boyunca tüm dünyaya Hollywood filmleri ve çizgi romanlar aracılığıyla şirin banliyö evleri, buzdolabı, otomobil, mutlu çekirdek aile, Coca-Cola gibi kapitalist refah imgeleri ihraç etmesi, “yumuşak güç” operasyonlarının ilk büyük örneği kabul ediliyor. O yıllarda “Amerikalı gibi yaşamak… Amerikalı olmak… Amerikan rüyası görmek…” pompalanıyor, Amerikan yaşam tarzı dört bir koldan idealize ediliyordu. Amerikalı imajı, tüm dünyada geçer akçe haline getirilmişti. Şimdi ise “Çinli olmak” zamanı gelmiş gibi görünüyor.
Çorbayı yemeğin sonunda içmekten ev terlikleri giymeye, sıcak su içmekten pirinç lapası pişirmeye, öğle uykusundan Go oynamaya, Tai Chi yapmaktan bisiklete binmeye kadar Çinlilerin günlük alışkanlıklarını öne çıkaran, Çinli gibi yaşamayı öneren yeni bir akım olan “Çinli olmak” (Becoming Chinese), şimdilerde çok moda. X, facebook, instagram, TikTok başta olmak üzere sosyal medya mecralarında hızla yayılan bu akım, küresel bir ilgi görmüş durumda. Fakat “Becoming Chinese”in etkisinin bununla sınırlı kalmadığını, “Becoming China” (Çin’e dönüşmek) halini almaya doğru evrildiğini, politik/ideolojik bir içerek kazanmaya başladığını da........
