menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Tepkilerimiz: Bizden Önce Gelenler

30 0
25.03.2026

Geçtiğimiz hafta belirsizliği konuştuk. Bilinmeyenle kalabilmenin ne kadar zor ama aynı zamanda ne kadar insani bir deneyim olduğuna baktık. Bu hafta ise belirsizliğin kendisinden çok, onun karşısında verdiğimiz otomatik tepkilere yakından bakmak istiyorum. Çünkü çoğu zaman bizi yoran şey belirsizliğin kendisi değil; ona verdiğimiz tepkilerdir.

Bu yazıyı düşünürken aklıma gelen görüntü, Edward Hopper’ın Nighthawks tablosu oldu. Gece vakti küçük bir lokantada oturan birkaç insan. Camın ardından bakıldığında hepsi aynı mekândadır ama sanki her biri kendi iç dünyasında yalnızdır. Hopper’ın resimlerinde sıkça görülen o sessiz gerilim burada da hissedilir. Hiçbir şey olmuyor gibidir; ama bir şeylerin eksik olduğu hissi havada asılı kalır. Belki de bu tablo, belirsizlik karşısında donup kalan o tanıdık ruh hâlini anlatır. İnsan bazen hareket etmek ister ama hangi yöne gideceğini bilemez.

Bu ruh hâline eşlik eden müzik ise Richard Wagner’in Tannhäuser Overture eseridir. Eser ilerledikçe iki farklı duygu hattı arasında gidip gelir: bir yanda yoğun, çekici ve neredeyse sürükleyici bir arzu; diğer yanda daha dingin, daha mesafeli bir geri çekilme hâli. Bu iki yön birbirini iptal etmez, aksine aynı anda var olur. Sanki müzik, bir karar vermekten çok o kararsızlığın içinde kalır. Bu yüzden dinleyende net bir çözümden çok, bir gerilim hissi bırakır. Belki de bu yüzden bu........

© Bodrum Gündem