menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Odysseus Algoritmalara Tutsak Düşmüş

11 0
28.07.2026

İki yıldır bekliyordum. 17 Temmuz 2026’da gösterime gireceği o zamandan ilan edilmişti. Medya ve sosyal medya övgülerle doluydu. Ucundan görenler, her filmi olay olan yönetmen Christopher Nolan’ın bir kez daha kendisini aştığını, bir film değil görsel bir şölen yaratmış olduğunu anlatıyor, daha doğrusu anlatacak sözcük bulamıyorlardı.

Tam bir tanıtım bombardımanıydı.  Bir iletişimci olarak açtığım dijital dosyaya belki 100 makale, haber, yorum indirdim.  Ancak bir kaçını okuyabildim, çünkü sayıları çoktu ve o kadar zamanım yoktu..

Çağımızın birinci  çelişkisi:  Bol enformasyon, az zaman.

Olayın bütününe baktığımda Nolan’ın bu filmi “Hollywood’un son çığlığı” olarak çektiğini  düşünüyorum. İngilizce “the last hurrah” diyorlar ya, işte öyle. Herkes seni bittin sanırken, birden ayağa fırlıyorsun ve onları şaşkınlık ve hayranlık içinde bırakıyorsun: Yazılmış en heyecanlı macera öyküsü, dev bir ekran, vücudu tir tir titreten gümbür gümbür  bir ses düzeni, insanın içini ürperten görüntüler, yıldızlardan oluşan bir kadro,  savaşan ordular!

Ve ana mesaj: Var mı bana yan bakan!

Ya da yanılmıyorsam Mark Twain’e atfedilen o ünlü ilan:

“Ölümümle ilgili tüm söylentiler biraz abartılıdır!”

Abartılıdır,  çünkü gördüğünüz gibi ben yıkılmadım, ayaktayım, pazılarım hala kalın, okun yayını bir tek ben çekebiliyorum.  Benim yerime talip olanların esamesi bile okunmaz yanımda.  Ben en büyüktüm, hala öyleyim ve öyle kalacağım!

Oysa, nesnel olarak bakınca, teknolojik ve sosyolojik olgular tam tersini söylüyor: sinema ve........

© Bodrum Gündem