menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Orman Bakanlığı 1. Bölüm

12 0
12.06.2026

Yangın Sezonu Kapıda: Bilgi Hayat Kurtarır

1991 yılıydı. Kars’ın Kağızman ilçesinden Lise 2’ye geçerken Ankara’ya tayinimiz çıktı. Lise 2’nin birinci dönemi sonunda karnemde 6 kırık not vardı (Matematik, Fizik…). Sürekli şehir ve okul değiştirmek, bir çocuğun akademik rotasını dağıtmaya yetiyordu. Yeni bir şehir, yeni bir düzen, yeni bir kaybolmuşluk…

Ve tam bu kaybolmuşluğun içinde beklenmedik bir kapı açıldı. Dedem Salim ÇALLI, dönemin Orman Bakanı Vefa TANIR ile askerlik arkadaşı ve hemşeriydi. Lise döneminde aldığım bir proje ödevi için kaynak arıyordum; dedem bu vesileyle Bakan TANIR’dan bir randevu rica etti. Böylece 16 yaşında, dönemin Orman Bakanı ile yaklaşık bir saatlik bir görüşme fırsatı buldum. Bakan, göller, ormanlar, ağaçlandırma, orman yangınları üzerine söyleşti benimle. Pek çok soru sordum ama bir cevabı hayati olmuştu ve “Bu ülke dedemin yedi veren bahçesi gibi,” demişti bir ara, gözlerinde hem hüzün hem de umut vardı. O gün, ne söylendiğini tam anlamıyla anlayamadım. Bahçelerden ve ormanlardan çok, kendi geleceğimi kurtarmakla meşguldüm. Ama o söyleşi, zihnimin bir köşesine kazındı ve 35 yıl boyunca bekledi.

Ankara: Başkentin Kalbinde Büyümek

Kurtuluş Lisesi’nde başladım Ankara yaşamıma. Kirada oturduğumuz İkinci Dede Efendi Sokak’taki evimizden Kurtuluş Parkı’na, oradan bakanlıklara, Siyasal Bilgiler Fakültesi’ne, Atatürk Kültür merkezine yürüyerek veya bisikletle giderdim. O yıllarda Ankara hem sınavdı hem keşif. Başkentin kurumsal atmosferi bunaltıcıydı; ama o atmosferin içinde kaybolurken, farkında olmadan kendimi buluyordum. Ankara bana bir şey öğretti: Devlet kurumları soğuk binalar değil, içlerinde tutkuyla çalışan insanların olduğu yerlerdi. Bakan TANIR ile o söyleşi de bu keşfin parçasıydı.

Kurtuluş Lisesi’nde bir şans daha buldum. Okul Müdürüm Kâmil AYDOĞAN ve öğretmenleri, öğrencileriyle yakın bir iletişim kurarlardı; bireysel ilgi, yalnızca bir eğitim yöntemi değil, o okulun kültürüydü. Bu ilgi benim için bir dönüm noktası oldu: Adeta bir eğitim patlaması yaşadım. Kâmil AYDOĞAN, sonraki yıllarda Ankara ve İzmir Milli Eğitim Müdürlüklerinde görev aldı. Ben de Millî Eğitim Bakanlığı’na KPSS sınavı sonucuma göre ilk atandığım il olan İzmir’de, yıllar sonra........

© Bodrum Gündem