Çevreyi Korumanın Maliyeti mi Daha Yüksek, Korumamanın mı?
Sanayi yatırımları, enerji üretimi, ulaşım projeleri ve kentleşme süreçlerinde çevre koruma tedbirleri çoğu zaman bir maliyet kalemi olarak görülür. Arıtma tesisi kurmak, baca gazı filtreleri takmak, atıkları güvenli şekilde bertaraf etmek veya yenilenebilir enerjiye yatırım yapmak ilk bakışta işletmeler ve kamu kurumları için ek bir yük gibi algılanmaktadır. Ancak asıl soru şudur: Çevreyi korumanın maliyeti mi daha yüksektir, yoksa çevreyi korumamanın mı?
Bilimsel veriler ve ekonomik göstergeler, çevreyi korumamanın bedelinin çok daha ağır olduğunu ortaya koymaktadır. Bir organize sanayi bölgesinde kurulacak ileri biyolojik atık su arıtma tesisinin maliyeti onlarca milyon liraya ulaşabilmektedir. Büyük ölçekli sanayi kuruluşlarında baca gazı arıtma sistemleri için yapılan yatırımlar da milyonlarca doları bulabilmektedir. Bu rakamlar ilk bakışta yüksek görünse de çevre yatırımları aslında gelecekte oluşacak çok daha büyük zararları önleyen bir sigorta niteliğindedir. Örneğin Dünya Bankası verilerine göre hava, su ve toprak kirliliğinin ekonomilere verdiği zarar birçok ülkede Gayri Safi Yurtiçi Hasılanın (GSYH) %3 ila %8'i arasında değişmektedir. Türkiye'nin yaklaşık 1,3 trilyon dolarlık ekonomisi dikkate alındığında bu oran yılda yaklaşık 40 ila 100 milyar dolar arasında ekonomik kayba karşılık........
