Beşiktaş davul zurnayla
Özel haberlerimizi ve günün öne çıkan gelişmelerini kaçırmamak için BirGün’ün WhatsApp kanalını buraya dokunarak hemen takibe alabilirsiniz.
Futbol denen güzel oyunun şöyle, şaşmaz ve tabii ki acımasız bir kuralı var:
"Atamayana atarlar."
Geçen hafta İstanbul'da, İnönü'de Olaitan'ın topu Midtjylland ağlarına yollayamadığı 2 mutlak pozisyonu konuştuk hep. Maç çıkışında herkes Beşiktaş'ın oynadığı futbol ve Orkun'un harika golü kadar, bu pozisyonlardan sözediyordu.
Ortak görüş, "Bunları atabilseydik, Danimarka'da işimiz çok kolay olurdu. Ama şimdi rövanşta rakip bu kadar kolay teslim olmayabilir" şeklindeydi.
Rakibin teslim olması sadece İstanbul'da kırmızı kartla 10 kişi kalmaları nedeniyle değildi. Beşiktaş da konuk takıma alan bırakmamış, sahasına sokmamış ve en önemlisi de "hızlı ve toplu" çıkışlarla rakibi bunaltmıştı.
Zaten geçen maçın yazısında da "Özlediğimiz futbol bu işte" demiştik.
Geçen sezonların Beşiktaş oyunundan çok farklı hüviyette bir oyundu bu.
İkinci ayağa başlar başlamaz Midtjylland'ın atak hızlı ve baskılı oyunu, adeta "Bu sefer sıra bizde" mesajıydı.
İstanbul'da Beşiktaş'ın sol kanadındaki Rıdvan'ı eleştirmiş, "Avrupa'da geçirdiği bir yılda üzerine hiçbir şey koymamakla" suçlamış ve eklemiştim:
"Ben rakibin yerinde olsam, Beşiktaş'a oradan yürürdüm" bile demiştim.
Nitekim bunu yaptılar.
Ama sadece oradan da değili, göbekten de........
