Mehmet Şimşek'in yarım bıraktığı cümleler
Özel haberlerimizi ve günün öne çıkan gelişmelerini kaçırmamak için BirGün’ün WhatsApp kanalını buraya dokunarak hemen takibe alabilirsiniz.
Bugünkü köşe yazısını yazmak için bilgisayarın başına oturdum. Ne yazsam diye düşünürken aklıma gelen konuların çoğunu daha önce yazdığımı fark ettim. Enflasyonu, faizi, vergideki adaletsizliği, ücretlerin ve emekli aylıklarının baskılanmasını yazmışım. Tekrara düşmek istemiyordum.
Kolay değil tabii. Sorunlar hep aynı kalınca yazının konusu da ister istemez benzer oluyor. Yaşananlar değişmiyor, yalnızca bunları anlatmak için kullanılan kavramlar değişiyor.
Bir taraftan da sosyal medyaya bakıyordum. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in bir paylaşımı önüme düştü. Şimşek, mazot fiyatının yüksek olmasının nedenlerinden birinin rafineri marjlarındaki artış olduğunu, bu marjların beş katına çıktığını söylüyordu.
Söylediği doğru.
Ham petrol fiyatlarındaki artış, pompadaki fiyatı tek başına açıklamıyor. Rafinerilerin marjları da olağanüstü ölçüde yükseldi. Dolayısıyla vatandaş yalnızca pahalı petrolün değil, şirketlerin genişleyen kâr marjlarının da bedelini ödüyor.
Ancak burada küçük bir sorun var: Mehmet Şimşek sıradan bir ekonomi yorumcusu değil. Kendisi Hazine ve Maliye Bakanı.
Bir iktisatçı ya da gazeteci, “Mazot pahalı çünkü rafineri marjları beş kat arttı” deyip meseleyi kamuoyunun dikkatine sunabilir. Fakat ekonomi politikasını kurgulayan ve yürüten kişinin görevi sorunun kaynağını göstermekle bitmez. Asıl görevi tam da o noktada başlar.
Haksızlık etmeyeyim, bir şekilde müdahale de etti. Önce eşel mobil sistemi devreye alındı, ardından 13 Ağustos’ta yayımlanan kararla motorindeki ÖTV ay sonuna kadar sıfırlandı. Vergi eylülde 3 lira, ekimde 6, kasımda 9, aralıkta 12 lira olacak; 2027 başında 13,9 liraya çıkacak.
Peki, müdahale........
