menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Deniz üstü köpürür

22 0
08.07.2026

Özel haberlerimizi ve günün öne çıkan gelişmelerini kaçırmamak için BirGün’ün WhatsApp kanalını buraya dokunarak hemen takibe alabilirsiniz.

Stand-up komedi, ifade özgürlüğü tartışmalarının en görünür ve en gerilimli alanlarından biri haline geldi. Çünkü komedi doğası gereği sınırları zorlar; yanlış olanı, tabu olanı, rahatsız edeni görünür kılar ve bunu çoğu zaman abartı, ironi ve hiciv aracılığıyla yapar. Tam da bu nedenle, ifade özgürlüğü nerede başlar ve nerede biter sorusu, en çok sahnedeki komedyenler üzerinden tartışılır.

Ölü Deniz stand-up gösterisi nedeniyle dini değerleri aşağılama ve daha sonra eklenen cumhurbaşkanına hakaret suçlamalarıyla hakkında soruşturma başlatılan ve yurt dışından döndüğünde havaalanında gözaltına alınan komedyen Deniz Göktaş tutuklandı. Deniz, Türkiye'de en sıkı tecrit uygulamalarının yer aldığı, havalandırmada bile güneş ışınları yere ulaşmadığı için kamuoyunda kuyu tipi hapishane olarak bilinen, Tekirdağ’ın Çorlu ilçesindeki Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi’ne konuldu.

Mizaha tahammülsüzlüğün örnekleri hem dünyada hem ülkemizde çok, üstelik epey de eski. Karikatür tarihçisi Turgut Çeviker, Deniz’in gündeme oturmasıyla Facebook’ta şunları paylaşmıştı:

“1870'lerde Teodor Kasap, mizah dünyamızın yıldızıdır. İlk isyancı gazeteci olarak da tanımlanan Kasap, şu gördüğünüz karikatürü yayınladığı için 3,5 yıl hapis cezası aldı. Karikatürün çizeri Nişan G. Berberyan idi. O zamanki Meclis'te kabul edilen yeni basın kanununa muhalefet eden ‘Hayal’ gazetesi, Kasap, Berberyan, Namık Kemal, Ebüzziya Tevfik gibi üstatlar bugün Deniz Göktaş'ın başına gelenleri görselerdi ‘fücceten’ ölürlerdi. Egemenler Karagözlerden daima korkacaktır. Karagöz oyunları, o zamanki toplumun vicdanıydı. Bugün sadece kostümler değişti. Şimdilerde herkes ‘mavi’nin peşinde!.. Mavi’ye zincir vurulamaz!”

Basın ve mizah tarihimizin en unutulmaz ve en ilginç yayın serüvenlerinin başında Marko Paşa gelir. Gazete 1946'da Sabahattin Ali, Aziz Nesin ve Rıfat Ilgaz tarafından çıkarıldı. İktidarı sert biçimde eleştirdiği için defalarca toplatıldı, kapatıldı ve yazarları yargılanıp cezalandırıldı. Her kapatılışın ardından, neredeyse mizahın kendisi haline gelen yeni bir adla yeniden yayımlandı: Marko Paşa, Merhum Paşa, Malum Paşa, Hür Marko Paşa, Bizim Paşa, Bizim Marko Paşa, Öküz Mehmet Paşa ve Yedi Sekiz Paşa gibi. Gazetenin kapağında zaman zaman yayınlanan “Toplatılmadığı zamanlarda çıkan siyasi mizah gazetesi”, “Fırsat bulabildiği zamanlarda çıkar” gibi ifadeler ise........

© Birgün