menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Omelas Cumhuriyeti’nin mahzenleri

77 0
06.07.2026

Özel haberlerimizi ve günün öne çıkan gelişmelerini kaçırmamak için BirGün’ün WhatsApp kanalını buraya dokunarak hemen takibe alabilirsiniz.

Omelas, Ursula K. Le Guin’in öyküsü Omelas’ı Bırakıp Gidenler’de anlatılan bir ütopik coğrafya. Dünyanın en mutlu kenti, Omelas; herkes refah içinde, ütopyalara yakışır bir saadet yaşıyor.

Herkes dedim ama, bu doğru değil; Omelas’ta bir binanın mahzeninde karanlık bir oda, bu karanlık odada bir çocuk var. On yaşına basmak üzere, ama mahpusluğundan, kötü beslenme, ilgisizlik ve dayaktan en fazla altı yaşında görünüyor.

“Hepsi, Omelas’ın tüm insanları onun orada olduğunu biliyor. Bazıları görmeye geliyor, diğerleri orada olduğunu bilmekle yetiniyor. Orada olması gerektiğini biliyor hepsi. Bazıları nedenini anlıyor, bazıları anlamıyor; ama hepsi de farkındalar ki mutlulukları, kentlerinin güzelliği, dostluklarının sıcaklığı, çocuklarının sağlığı, alimlerinin bilgeliği, zanaatkarlarının ustalığı, hatta hasatlarının bolluğu ve göklerinin berraklığı tümüyle bu çocuğun dayanılmaz sefaletine bağlı.” (Gülün Günlüğü, Çev: Ümit Altuğ, Ayrıntı Yay. 1995, s.13)

***

Ünlü paradoksal bilmeceyi bilirsiniz: Bir demiryolu makas kolunun yanındasınız. Tren hızla yaklaşıyor. İleride, rayların üstünde beş kişi var. Eğer makası değiştirmezseniz bu beş kişi ölecek. Diğer raylardaysa bir kişi var, eğer makası değiştirirseniz bu sefer o kişi ölecek. Ne yaparsınız?

‘Ahlak ve kolektif faydacılık’ üzerine tartışma açmak amacıyla üretilmiş bu felsefi paradoksla yapılan test sonuçları, genellikle insanların mantıksal olarak iki kötülükten daha az kötü olanı seçmeye, yani ‘ehven-i şer’e eğilimli........

© Birgün