menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Boşluktaki sesler

14 6
30.01.2026

Boşlukta asılı kalabilirsiniz. Fakat boşluk olmak başka bir şeydir. Boşlukta asılı olan temsil edilebilir, boşluk ise temsil edilemez. Boşluk varlığın ötekisidir, varlık olmayandır, ancak bir olumsuzlama olarak gösterilebilir. Pessoa, bu varlık-boşluk ilişkisini tersine çevirir; boşluğa olumlu, varlığa ise olumsuz bir anlam yükler. “Olduğum şey ile olmadığım şey arasında, hayal ettiğim şeyle hayatın beni yaptığı şey arasında boşluğum.” Bir boşluk olarak insan henüz var değildir. Var olan, iktidarın yakalama aygıtlarının yakalayıp biçimlendirdiği, iktidar açısından kullanışlı bir şeydir, fakat insan henüz ortalıkta görünmemektedir. Boşlukta asılı olanlarda düşme korkusu vardır. Boşluk olanlarda ise düşme korkusu yerini “nasıl var olabilirim?” kaygısına bırakmıştır. Varlık, içindeki boşluğu duyumsadığında kendinden korkabilir. Boşluk korkusu, henüz var olmayan ve var olmasıyla birlikte mevcut şeyler düzenini değiştirecek olana yönelik bir korkudur. Zira boşluk, henüz biçimlenmemiş çokluğu, görünmez kuvvetleri içerir. Okyanusun sesini duymak için kulağınıza mutlaka bir deniz kabuğunu dayamışsınızdır. İşittiğiniz, gaipten seslerdir, içinizdeki boşluğun uğultusu ve tekinsizdir. İnsanı kendinden edip başkalaştırabilir.

∗∗∗

Hamlet’in dile getirdiği “olmak ile olmamak” arasındaki gerilim bir varoluş sorunudur. Aynı gerilim Pessoa’nın sözlerinde de yankılanır. Fakat Pessoa’da insan olduğu........

© Birgün