menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yazmasa bilmeyecektik

68 0
24.03.2026

Bilgiyi taşımak, bilgiyi dolaştırarak kamusal alanın ufkunu genişletmek, doğrudan eylem kadar önemlidir.  

Alexander Kluge 

Bugün meramımı anlatırken yazıma kuramcı ve sinemacı Alexander Kluge’nin  bilgiyi dolaştırma eylemini öne çıkaran bu alıntısıyla başlamak istedim. Oskar Negt ile birlikte yazdığı Kamusal Alan ve Deneyim’de (1972) Habermas’ın burjuva kamusal alanı anlayışına itiraz etmiş, işçi sınıfının deneyimini, gündelik yaşamını ve çatışmalarını merkeze alan proleter kamusal alan kavramını ortaya koymuşlardı. Buna göre egemen sınıf çıkarlarını yansıtan kamusal alanlar, dolaşıma girebilecek deneyimleri, sesleri, gerçekleri de belirler. Emekçinin, sıradan halkın yaşam deneyimi bu alana ancak egemenin çerçevelediği biçimiyle girebilir ya da hiç giremez. Bilgiyi dolaştırma edimi, bu dışlamanın önündeki en temel engeldir. Bu nedenle bilgi aktarımı doğrudan eylem kadar önemlidir.

Bağımsız gazeteciliği bu çerçevede ele aldığımızda, onu kamusal alanın ufkunu bizzat genişleten bir eylem alanı olarak tanımlamak mümkün hale gelir. Çünkü bağımsız gazetecilik neyin görünür, neyin görünmez olacağını belirleyen güç ilişkilerine doğrudan müdahale edebilir; egemen anlatıya alternatif bir gerçeklik sunabilir. Bir ihaleyi soruşturmak, bir şirketin sicilini kurcalamak, bir kamu politikasının arkasındaki rantın izini sürmek ve bunları kamuoyuna taşımak, yurttaşların kendi yaşam alanları üzerinde söz sahibi olabilmesinin önkoşullarını kurar; kamusal alanın ufkunu........

© Birgün