Krizin adı neoliberalizm
Gıda enflasyonuyla ilgili konuşurken ben dahil pek çok kişinin diline pelesenk olmuş bir “yapısal sebepler” söylemi var. Sonuçta işin aslı bu. Şahitlik ettiğimiz sürecin bir gecede inşa edilmediği bir gerçek. Ama nedir bu yapısal sebepler diye bakmak da gerekiyor ki değişmesi gerekenler de daha rahat görülebilsin. Ben de bu sebeple 32 yıl önceye, 5 Nisan Kararları’na uzanacağım.
Bugün sofraların izini sürdüğünüzde karşımıza onlarca yıl boyunca birbiri ardına alınan, her biri ayrı ayrı reform, kalkınma ya da istikrar vb adlarla sunulmuş ama toplamı itibarıyla tarımı sermayeye açan, köylüyü toprağından koparan, kamunun üretimdeki rolünü adım adım tasfiye eden kararlar silsilesi çıkıyor. Bunların başında şüphesiz ki 24 Ocak 1980 kararları geliyor. Türkiye’nin emperyalist sisteme eklemlenme sürecinin en önemli adımlarından biri olarak 24 Ocak kararları, pek çok başka alanda olduğu gibi tarımda da çöküşün başlangıcı olmuştur.
Bu kararlarla birlikte tarım fiyatları baskılanmaya, iç ticaret hadleri tarım aleyhine çevrilmeye başlanır. Bu birikim modeli Özal hükümetleri tarafından da sürdürülür ve yıllar içinde kır emekçileri gittikçe daha da yoksullaşır. İhracatın ithalatı karşılama oranı 1989’dan itibaren düzenli biçimde düşmeye başlar. Zira dış dinamikler içsel dinamiklerin önüne geçtiği için Türkiye’nin tarım politikası artık IMF’ye, Dünya Bankası’na, GATT müzakerelerine göre şekillenir.
***
Bu tarihin en kapsamlı analizini........
