menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Galibiyet iyidir

79 0
28.03.2026

“Tarih: 13 Kasım 2005... Yen Conrad Oteli... İşte FIFA'dan gelen 6 maçlık cezaya gerekçe oluşturan olaylar burada başlıyor. 2-0 biten maçın gecesi Levent Bıçakçı, İsviçreli bir psikolog arkadaşını oteline çağırıyor ve psikolojik açıdan ne yapılması gerektiğini soruyor. İsviçrelileri çok iyi tanıyan psikolog "İsviçreliler zaten Türklerden korkar. Onları tedirgin edin, kendilerini güvende hissetmesinler" repliğini veriyor. Dönüşte bu konular tartışılırken herkesin gereğinden fazla "Asacağız, keseceğiz" yaptığını gören Spordan Sorumlu Devlet Bakanı M. Ali Şahin "Dikkat edin, sakın bizi suçlu düşürecek bir şey yapmayın" diyor. Ama Bakan'ı 'takan' yok” (Birikim)

Dönemi yaşayanlar çok iyi hatırlar Türkiye-İsviçre maçını ve sonrasını…

Futbol küresel bir oyun. Ve artık iliklerine kadar bilim işlemiş. Yöresel, ahlaki, normatif tepkilerin bir karşılığı olmadığı gibi, etik kurgu içindeki evrensel davranış kuralları geçerlidir.

O maç hakkında Serhat Akın ilginç açıklamalar yaptı. Akın, "Bana hırslı diyorlar da Fatih Terim benden de hırslı. Bizi öyle motive etti ki, 'Savaşa gidiyoruz. Bu benim kariyerimin son maçı' dedim. Volkan Demirel, Fatih Akyel falan hakemin odasını bastı" dedi.

Ve maç başlar başlamaz, Alpay penaltı yaptı. Alpay'ın Milli Marş esnasında içinde bulunduğu durumu normal bir şekilde açıklamak imkânsız. Başka bir duygusal yoğunluk vardı. Yani kontrolsüz bir durumdu.

Bunun başlıca sebepleri: bize ait olan........

© Birgün