Dünya Kupası’ndaki hikâyeler ve Arjantin-Yeşil Burun Adaları
Özel haberlerimizi ve günün öne çıkan gelişmelerini kaçırmamak için BirGün’ün WhatsApp kanalını buraya dokunarak hemen takibe alabilirsiniz.
Futbolu tamamen bir ürün haline getiren FIFA, oyuncuları insan formatından meta haline getirerek kâr odaklı bir organizma yaratma becerisine devam ederken, biz oyun ve hikâyelere bakalım.
Her ne olursa olsun, saha içindeki oyunun ana unsuru olan futbolcu, hakem ve antrenörlerin gayet insani tavırları ve duygularındaki yansımalar bir şekilde bizleri bu süreçteki hikâyelerin içine sokarak belirli anlamlar yakalamaya çalışmamızı sağlamaktadır. Bunun kıymetini bilmek gerek…
Oynanan oyunu kuran antrenörlerle, kurulan oyunun uygulayıcısı olan futbolcular ve bu uygulamanın kuralları neticesinde oynanmasını sağlayan hakemler, yaptıkları ve yapamadıkları nedeniyle yıllarca anılacak hamlenin öznesi konumuna geldiler, gelmeye devam edecekler.
Biraz gezinerek saha içindeki oyun üzerinden çıkabilecek hikâyelere bakalım.
Portekiz-Hırvatistan maçındaki Modriç, Ronaldo’nun var olma hikâyesi ile teknolojinin gayet insani formattaki maçın sonucuna nasıl etki ettiğinin hikâyesindeki çelişki maalesef duygusal kırılmanın nedeni oldu. Ama Portekiz’in hocası Martinez’in radikal bir karar ile Fernandes ve Vitinha’nın içinde olduğu 4 oyuncu ile Ramos-Ronaldo değişikliği önemli bir risk ve karar olmasına rağmen, maçı çevirme gayreti, Garcia’nın Belçika-Senegal maçında Doku dahil 4 oyuncuyu değiştirerek maçı çevirmesiyle aynı derecede önemli bir antrenörlük kararı olmakla birlikte, sonuca direkt iradelerini koymaları bakımından önemli bir ayrıntıydı.
Rangnick’in İspanya maçında Yamal için Laimer ile Sabitzer’i aynı kulvara önlü arkalı koyarak önlem almaya çalışması sonucunda, takımın iki önemli oyun liderini bir oyuncuya feda etmesi, adeta takımın içini boşaltması kararı, İspanya’nın güle oynaya maçı kazanmasına neden oldu; Yamal........
