Akın Gürlek’in oldubittisi
Adalet Bakanı Akın Gürlek’in, yargı muhabirleriyle bayramlaşmasına ANKA, Nefes, NOW TV ve Sözcü muhabirlerini de çağırması önemli bir değişimdi.
Cumhurbaşkanlığı ve bakanlıklara, kamu kuruluşlarına alınmayan muhalif medya için çalışma alanındaki sınırlamanın bir nebze olsun rahatlaması, muhatap alınmaları anlamına geliyordu. Fakat muhalif medyanın tamamı davet edilmemişti.
BirGün’den İsmail Arı’nın “halkı aydınlatıcı bilgiyi alenen yayma” (!) suçlamasıyla tutuklanmasının ertesi gününe rastlayan bayramlaşma tam bir oldubittiye getirildi; muhabirlere soru sorma izni verilmedi. Gürlek, geldi, gazetecilerle tanıştı; toplu fotoğraf çektirdi ve gitti. Birkaç dakikada olup bitti bunlar. O yüzden koşulları zorlayıp soru sorma olanağı bulamadılar.
Ama toplu fotoğraf, bakanlık web sayfasından yayımlanarak muhabirler, halkla ilişkiler faaliyetinde aksesuar olarak kullanıldı. Bakanlık açıklaması da “Bakan Gürlek,… yargı muhabirleriyle bayramlaştı. …. bayramlarını tebrik etti. … bir müddet sohbet etti. … toplu fotoğraf çektirdi” yüklemleriyle biten dört cümleden ibaretti.
Aslında muhabirlere, Gürlek ile sohbet etme fırsatı da verilmemişti; açıklama olanları doğru aktarmıyordu. Bayramlaşmaya ilişkin haberler, oradaki emrivakileri yansıtabilirdi, ama onun yerine bakanlık açıklaması hemen aynen tekrarlandı. Yine de muhalif medyadaki muhabirlerin durumunu anlıyorum; bir daha alınmama baskısı altındalar sürekli.
Umarım Bakan Gürlek ile bundan sonraki karşılaşmalarında daha hazırlıklı olurlar. Fakat muhalif gazetecilerin o davete gitmelerine itiraz etmek de yanlış bir tutum. Elbette gidecekler, konuşacaklar, yazacaklar. Bakanlığa giderek doğrusunu yapmışlar;
Nitekim Barış Terkoğlu’nun Adalet Bakanlığı ile görüşerek, malvarlığı ile ilgili iddiaları sorması doğru bir yöntemdi. Kimden gelirse gelsin iddiaları kontrol ederek ve de karşı görüş alarak yansıtmak gerekir. Aslolan iddiayı aktarmak değil, toplumu doğru ve eksiksiz bilgilendirmektir. Nitekim Barış Terkoğlu da o programda “İki tarafla da konuştum. Hem CHP’nin havasını söyleyeceğim, hem Adalet Bakanlığı’nın” diyerek anlatıyordu görüşmesini.
Ne yazık ki, siyasi kamplaşma gazeteciliği de etkiliyor. Bazı iktidar karşıtları, muhalif medyada iktidar tarafının görüşlerini görmek istemiyor; muhalefete de eleştirel davranılmasına tahammül edemiyor. O yüzden de son günlerde Barış Terkoğlu’nun yanı sıra Barış Pehlivan, İsmail Saymaz ve Nevşin Mengü de linç kampanyasının hedefi oldu.
Oysa bu saldırılar, muhalif medyanın da iktidar yanlısı medya gibi olmasını istemekle eşdeğer. İktidar medyasının çoğu, Özgür Özel’in iddiaları yerine Gürlek’in yanıtını yayımladı. Sadece Özel’in sözlerini ve de hiç irdelemeden yayımlamak iktidar medyasına benzemek olurdu.
Gazetecilik ile propagandacılığı karıştırmamak gerek. Gazeteci herkese eleştirel yaklaşır; her yere gider, herkesle konuşur. Önemli olan nasıl konuştuğu, neler ürettiğidir.
∗∗∗
OTEL ODASINDAKİ İNFAZ MÜFREZESİ
Polis, infaz müfrezesi gibi. Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım’ın kaldığı otel odasının kapısını çalarken, yanında bir kadın olduğunu bildikleri belli. Beline sardığı havluyla kapıyı açan Yalım’ın ve sonra odadaki genç kadının görüntülerini çekmişler uzun uzun.
Ardından infaz başladı; o görüntüler, birkaç saat sonra iktidar medyasından gazeteciler aracılığıyla servise konuldu. Görüntüler, Yalım’ın iki sevgilisi olduğu, otel odasındaki sevgilisinin de belediye çalışanı olduğu gibi bilgiler eşliğinde yayıldı. Polisin çektiği gizli olması gereken görüntülerin nasıl ve kim tarafından sızdırıldığının üzerinde bile durulmadı.
İnfaz,........
