‘‘Mutlak butlan’’ ve ötesi
Son günlerde gündemin ilk sırasında yer alan "mutlak butlan" krizi, iktidar bloğunun “seçimsizleştirme” politikalarının son merhalesi olarak görülmesi gereken bir gelişme hiç kuşkusuz. Diğer yandan dünya genelinde de benzerleri gözlemlenen bu süreç, siyasi kararların halk iradesinden alınarak "uzman kurullarına", "bağımsız kurumlara" ve "yargısal denetim mekanizmalarına" devredilmesi anlamında bugün başlamadı. Ekonominin toplumsal yarar ve bölüşüm tartışmalarından azade teknik bir uzmanlık olarak sunulması, siyasetin profesyonel bir mesleğe dönüşmesi, hemen her alanda “üst kurullar” mantığı ile halk iradesinin ve meclis denetiminin hiçleştirilmesi, daha çok 90’lı yıllarda tartışılan “derin devlet” ve Gladio örgütlenmelerinin her gelişmede kendini bir kere daha gösteren sürekliliği gibi gerçekler düşünüldüğünde “neoliberal karşı devrimin” kendisinin uzun süreli bir seçimsizleştirme" (depolitizasyon) anlamına geldiği rahatlıkla söylenebilir.
Bugün yine ülkemizin yanında pek çok coğrafyada yaşananlar, siyasi egemenlerin yaklaşan büyük bir çatışma öncesinde, küresel enerji, lojistik ve teknoloji savaşlarının sıcak biçimlere büründüğü bir tarihsel dönemde uluslararası emperyalist bağımlılık ilişkileri içerisinde ülke ekonomilerini küresel meta zincirlerine tam entegre etme zorunluluğu üzerinden........
