menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Trump'ın dostları, halkların felaketi: Venezuela'dan Türkiye'ye bakmak

53 0
10.06.2026

Ricardo Hausmann sıradan bir iktisatçı değil.

Venezuela'nın eski Planlama Bakanı. Eski Inter-American Development Bank baş ekonomisti. Bugün Harvard Kennedy School'da profesör ve Harvard Growth Lab'in yöneticisi. Ama Project Syndicate’da son yazısını okuduğunuzda önce akademisyeni değil, ülkesinin başına gelenleri acıyla izleyen bir Venezuelalıyı görüyorsunuz.

Yazısını okumaya devam ettikçe de rejim değişimi planları başarıya ulaşırsa Türkiye’yi bekleyen büyük tehlikenin ne olduğunu daha net kavrıyorsunuz.

Hausmann'ın anlattığı hikâye ilk bakışta şaşırtıcı.

Venezuela'da petrol üretimi artıyor. Petrol fiyatları İran savaşı nedeniyle yüksek seyrediyor. ABD yönetimi ülkenin petrol gelirlerinin yönetiminde doğrudan söz sahibi. Donald Trump yönetimi Caracas'taki yeni yönetime açık destek veriyor. Normal şartlarda ekonominin rahatlaması gerekir.

Ama tam tersi oluyor.

Kur çöküyor. Enflasyon yükseliyor. Dolar kıtlaşıyor. Ekonomik faaliyet zayıflıyor.

Venezuela halkı yine yoksullaşmaya devam ediyor.

Hausmann da basit bir soru soruyor yazısında: Halkın petrol gelirleri nereye gidiyor?

Çünkü İran savaşının başlamasıyla küresel petrol fiyatının aniden P’ye yakın artması sonucunda petrol ülkesi Venezuela’da oluşan zenginlik Venezuela halkına yansımıyor. Petrol gelirlerinin önemli bölümü ABD Hazine Bakanlığı'nın kontrolündeki hesaplardan yönetiliyor. Ancak ne kadar gelir elde edildiği, bu paraların nereye harcandığı ve kimlerin faydalandığı konusunda kamuoyuna neredeyse hiçbir bilgi verilmiyor.

Hausmann'a göre “yeni” Venezuela'nın ayırt edici özelliği tam da bu: Şeffaflığın ortadan kalkması.

Ülkenin petrol sektörü artık açık ve rekabetçi kurallarla değil, kapalı kapılar ardında yapılan özel anlaşmalarla yönetiliyor. İhalelerin yerini........

© Birgün