Tembel emekli
Bilal Erdoğan’ın EYT’liler ve emekliler hakkında yaptığı açıklamalar, Türkiye’de iktidarın emeklilik meselesini nasıl okuduğunu göstermesi açısından önemli. Bilal Erdoğan, 45 yaşında emekli olan insanların “devletten geçinecek maaş beklemesini” eleştirirken Batı ülkelerinde insanların 60-70 yaşına kadar çalıştığını söyledi ve Türkiye’nin temel sorununun “tembellik” olduğunu ima etti. Oldukça problemli bir bakış açısı. Sorunu da emekliliği bir sosyal güvenlik hakkı olarak değil, bütçe üzerinde yük oluşturan bir maliyet kalemi gibi okuması ve Türkiye’de emeklilerin içine sürüklendiği yoksullaşma sürecini bireysel ahlak tartışmasına indirgemesi.
Öncelikle emekli devletten “maaş” değil “aylık”alır. Aylığı, devletin karşılıksız biçimde dağıttığı bir sosyal yardım değildir. Çalışanların yıllarca ücretlerinden kesilen primler üzerinden oluşturulan sosyal güvenlik sisteminin karşılığıdır. Dolayısıyla emeklilik, iktidarın dilediğinde verdiği bir ayrıcalık değil; çalışma hayatı boyunca ödenmiş primlerin sonucunda kazanılmış bir sosyal hak niteliği taşır. Bu nedenle emeklilik tartışmasını “devlet bakıyor”, “devlet para veriyor” düzlemine çekmek, sosyal güvenlik sisteminin kurumsal mantığını bilinçli biçimde çarpıtmaktır.
Üstelik Bilal Erdoğan’ın işaret ettiği tablo, verilerle de uyumlu değil. Türkiye’de ortalama emeklilik yaşı kamuoyunda yaratılan algının aksine 45 değil, AKP’nin kanunlaştırdığı EYT düzenlemesiyle 53 civarında. 45 yaşındaki emeklilerin toplam emekliler içindeki payı yaklaşık yüzde 13. Sistemin tamamını, sınırlı bir kesim üzerinden tarif etmek ve milyonlarca emekliyi “erken yaşta çalışmadan geçinmek isteyen insanlar” gibi göstermek, ekonomik gerçeklikten çok siyasi bir söylem........
