menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Büyüme verileri otokrasinin maliyetini gösteriyor

50 0
03.06.2026

Pazartesi günü açıklanan büyüme verileri izlenen ekonomi politikalarının yanı sıra daha geniş anlamda ülkenin kurumsal ve dolayısıyla siyasal yöneliminin bilançosunu da göstermesi açısından önemli. Faiz, bütçe rakamları ve döviz kurlarının etkilerinden öteye büyüme yatırım, verimlilik, ihracat kapasitesi ve kurumsal güven üzerine kurulur. Son veriler de Türkiye'nin bu alanlarda giderek daha fazla zorlandığını gösteriyor.

Türkiye 2026 yılının ilk çeyreğinde yıllık bazda yüzde 2,5 büyüdü. Bu oran hem piyasa beklentilerinin hem de bir önceki çeyrekteki büyüme performansının altında. Daha önemlisi, ekonominin güncel momentumunu gösteren mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış büyüme bir önceki çeyreklik döneme kıyasla yalnızca yüzde 0,1 seviyesinde. Teknik olarak ekonomi hâlâ büyüyor görünürken faaliyet düzeyi fiilen durgunluk sınırında.

Bir o kadar önemli olan büyümenin kaynağı. Uygulanan programın temel amacı iç talebi yavaşlatarak enflasyonu kontrol altına almak ve ekonomiyi daha dengeli bir yapıya kavuşturmaktı. İlk çeyrek verilerine göre yavaşlama var. İç talebin büyümeye katkısı 2025 son çeyrekte 4,5 puan katkı verirken şimdi bu 3,9 puana geriledi.

Normal şartlarda iç talepteki yavaşlamanın ihracat ve dış talep tarafından telafi edilmesi beklenirdi. Ancak bu gerçekleşmedi. Tam tersine, dış talep büyümenin önündeki en önemli engellerden biri. Geçen çeyrekte büyümeyi yaklaşık 1 puan aşağı çeken dış talep, bu kez büyümeden 3 puan sildi. Bunun temel nedeni ihracatta ilk çeyrekteki yıllık yüzde 12,7 sert daralma. Bu yalnızca küresel talepteki zayıflığın değil, aynı zamanda TL’nin reel değerini güçlü tutan politikalarla artan şiddette Türkiye'nin rekabet gücündeki aşınmanın da işareti.

Üretim cephesinde de tablo benzer. Ekonominin uzun vadeli büyüme kapasitesini belirleyen sanayi sektörü yeniden daralma........

© Birgün