menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Osman Kavala ve yargının itibarı

23 0
18.10.2026

Özel haberlerimizi ve günün öne çıkan gelişmelerini kaçırmamak için BirGün’ün WhatsApp kanalını buraya dokunarak hemen takibe alabilirsiniz.

Türkiye’de yargı sistemi uzun süredir ağır bir sınavdan geçiyor. Mesele artık sadece yerel yasamalarla ilgili değil; ülkenin altına imza attığı uluslararası sözleşmelerin, evrensel hukukun ve anayasal düzenin ne kadar aşındığıyla ilgili. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Dairesi’nin, 2017’den beri cezaevinde tutulan Osman Kavala’nın ikinci başvurusuna karşı açıkladığı karar tam da bu yapısal çöküşü gözler önüne seriyor. Üstüne İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin bu kararı yine yok sayması ve Kavala’nın cezaevinden “Yargının itibarı zedeleniyor” diye seslenmesi, tablonun ne kadar vahim olduğunu açıkça gösteriyor.

Hükümet ve başsavcılık başından beri aynı savunmanın arkasına saklanıyor: “Anayasa Mahkemesi’nde (AYM) dosyalar hâlâ duruyor, iç hukuk yolları tükenmedi.” Fakat AİHM Büyük Dairesi bu savunmayı kabul etmedi. AYM’nin en temel hak ihlallerini ve özgürlük dosyalarını yıllarca rafta beklettiğini açıkça gördü. Can Atalay ve Tayfun Kahraman örneklerinde olduğu gibi, yerel mahkemelerin yüksek mahkeme kararlarını hiçe saydığı bir iklimde, bireysel başvuru mekanizmasının pratik bir etkililiğinin kalmadığını saptadı.

Eski AİHM yargıcı Rıza Türmen’in de altını çizdiği gibi, uluslararası bir........

© Birgün