menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Açık ve yakın tehlikeden kurtulmak gerekir…

63 0
26.03.2026

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik açtığı savaş, sadece askeri müdahale olarak ülkeler arasındaki bir çatışma olarak değil, Ortadoğu’nun yeniden şekillendirilmesi tartışmaları bağlamında ele alınmalıdır…

Bu çerçevede sıkça dile getirilen “Büyük Ortadoğu Projesini (BOP), bölgenin siyasi, ekonomik ve güvenlik yapısını dönüştürmeyi hedefleyen bir yaklaşım olarak değerlendirilmek gerekir…

***

Ancak bu tür askeri müdahalelerin pratikte nasıl sonuçlar doğurduğu bilinmekte, geçmiş örnekler üzerinden daha net anlaşılmakta, çokça da beklenenin ve de planlananın dışında sonuçlar alınmaktadır…

Öncelikle, İran gibi bölgesel etkisi güçlü bir ülkeye yönelik saldırı, BOP’un öngördüğü “kontrollü dönüşüm” fikrini ciddi şekilde sarsabilir…

Irak ve Libya’da yaşananlar, dış müdahalenin merkezi otoriteyi zayıflattığını, fakat yerine istikrarlı bir yapı kurulamadığını göstermiştir.

İran’ın da benzer şekilde zayıflatılması, ülke içinde etnik ve mezhepsel fay hatlarını tetikleyebilir…

Böyle bir durumun oluşturduğu savaş, yalnızca İran sınırları içinde kalamaz; Irak, Suriye, Lübnan ve hatta Kafkasya’ya kadar geniş bir coğrafyada yeni gerilim alanları oluşturma ihtimalini de beraberinde getirir…

***

İkinci olarak, çok kan dökülmesi, özellikle okullardaki çocuk ve kadınların hedef alınması, emperyalist yayılma amacını güden müdahale hırsı ve kentlerin yıkımına neden olan bu vahşi müdahale, “bölgesel bir savaşı” tetikleme riski taşımaktadır...

İran’ın doğrudan konvansiyonel savaşta ABD ile baş etmesi zor olsa da sahip olduğu asimetrik güç unsurları ve bölgedeki müttefikleri üzerinden karşılık verebilmesi mümkündür…

Nitekim, İsrail kentlerine ve ABD üslerine karşı........

© Birgün