Emeklilerin birliği ve dayanışması!
Özel haberlerimizi ve günün öne çıkan gelişmelerini kaçırmamak için BirGün’ün WhatsApp kanalını buraya dokunarak hemen takibe alabilirsiniz.
Bilindiği gibi ülkemizdeki emekli hareketi bir yandan oldukça zayıf, öte yandan parçalı ve etkisi sınırlı. Üç emekli sendikası (Tüm Emeklilerin Sendikası, DİSK Dev Emekli-Sen ve Emekli Meclisleri Sendikası) 21 Haziran 2026’da Ankara’da bir çalıştayda bir araya gelerek ortak mücadele olanaklarını tartıştılar. Umuyorum bu oldukça geç ama anlamlı bir araya geliş emekli hareketini güçlendirir ve ortak mücadele yollarının bulunmasını sağlar. Bu vesileyle bu hafta tekrar emeklilerin örgütlenmesi, birliği ve ortak mücadelesi konusunu ele alacağım.
EMEKLİLERİN ÖNEMİ
Emekliler Türkiye’nin en büyük toplumsal gruplarından biri. Nicel olarak işçilerden sonra en büyük toplumsal grup durumundalar. Önemli bir bölümü; yaklaşık yüzde 65’i, yeniden işgücü piyasasına girdiği için, yani ya çalışıp ya iş aradığı için doğrudan işçi sınıfının bir parçası olarak da kabul edilebilir. İşgücü piyasasının dışında olsa bile bir yandan çalışmaya bir yandan da yurttaş olmaya bağlı bir sosyal hak olan emeklilik hakkını kullandıkları için ortak bir sosyal grup niteliği taşıyorlar.
Mal ve hizmet üretiminde bulunan aktif bir sosyal sınıf olmasalar da çok önemli bir bölümü homojen ve düşük düzeydeki aylıklarla yaşamını sürdürmeye çalışan bir toplumsal grup niteliğindeler. Geniş anlamda işçi veya emekçi sınıfının bir parçası durumundalar. Hatta düşük emekli aylıkları, düşük ücret ve kötü çalışma koşullarıyla yeniden proleterleştikleri bile söylenebilir.
Hak sahipleriyle birlikte 17 milyona ulaşan emekliler içinde yaşlılık aylığı alanların sayısı (çekirdek emeklilikler) 12,3 milyonu civarında. Yaşlılık aylığı alanlar içinde de en büyük grubu ise 8,8 milyonla işçi emeklileri oluşturuyor.
Emekliler için yapılan kamu harcamaları veya bütçe transferleri (aylık ödemeleri ve sağlık harcamaları) gelirin ve servetin yeniden dağılımı üzerinde ciddi bir etkiye sahip. Emekliler için yapılan harcamaların düzeyi, bütçeye ve GSYH’ye oranı kilit öneme sahip. Emekli refahının kilidi bu harcamalarda yatıyor. Dolayısıyla emekliler için yapılan harcamalar gelir bölüşümü açısından hayati öneme sahip. Emeklilere bütçeden ve GSYH’den daha az pay ayrılması hem emekli refahını düşürüyor hem de gelir eşitsizliğini derinleştiriyor.
Bu nedenle emeklilerin hem yasal düzenlemeler hem de bütçe harcamaları gibi kamu politikaları üzerinde söz sahibi olacak bir pazarlık ve etki gücüne erişmesi büyük önem taşıyor. Bunun da yolu kuşkusuz emeklilerin örgütlü ve sendikalı olmasıyla mümkün.
EMEKLİLERİN ÖRGÜTLENMESİ
Emekliler çalışmaya bağlı hakları ve sosyal hakları kullanan bir toplumsal grup olmaları nedeniyle sendikal haklara sahipler. Sendikalar birer hak arama ve koruma örgütleri oldukları için emeklilerin sendikal haklara sahip olmaları her şeyden önce statüleri gereğidir. Öte yandan emeklilerin sendikalaşması örgütlenme hakkının bir parçası durumundadır. Pek çok uluslararası sözleşme sendika hakkını “herkes” için güvence altına almaktadır. O nedenle emeklilerin sendika hakkı tartışmasız bir haktır.
Bu hak emeklilerin çalışma hayatı sırasında üye oldukları sendikalara üyeliğinin devamını veya ayrı sendika kurmayı içerir. Dünyada yaygın uygulama emeklilerin çalışırken üye oldukları sendikalara emekli olduklarında üyeliklerinin devamı yönündeyken bazı ülkelerde ayrı sendika veya örgütlenmeler de söz konusu olmaktadır.
Kuşkusuz emekliler aktif çalışma hayatı içinde olmadıkları için klasik sendikal hakların bir bölümünü kullanamazlar. Örneğin iş ilişkisinden kaynaklı bir toplu iş sözleşmesi veya grev hakkı emekliler için mümkün değil. Ancak sendikal hakların önemli bir........
