Satıcının ölümü
Aklıma bir süredir Arthur Miller’in ‘Satıcının Ölümü’ adlı oyunu takılıyor. Ama bu oyunun neden aklıma takıldığını da bilemiyorum.
Arthur Miller ‘Satıcının Ölümü’ oyununu, –soykırımcı, faşist Alman iktidarının narsist lideri Hitler’in yenilgi çıkışsızlığıyla intihara sürüklendiği– İkinci Dünya Savaşı’nın ardından yazmış. Yeni bir dünya düzeni ve ilişkilerinin kuruluşu döneminde, 1949’da. Bu metinle ben, özgün diliyle yazılışından 14-15 yıl sonra, yabancı dil öğrenme sürecinde tanışmıştım. O günden bugüne 60 yılı aşkın süre geçmiş. Dolayısıyla oyunun anlatılarından anımsadıklarım sınırlı. Ama unutmadığım/unutamadığım şeyler var ki, onlar da –yanılmıyorsam– anlatının özüyle ilgili.
‘Satıcı’ kent kent dolaşıp, çağrıldığı evlere gidip pazarladığı ürünleri satmaya uğraşan, genç olmayan, yaşlı bir adam. Toplum farklılaşarak gelişmeye başlayınca, satıcı değişen topluma ve ilişkiler sistemine uyum sağlamaya, ayakta kalmaya, onurunu korumaya uğraşır, ancak bunu beceremeyerek bir süre sonra intihara kalkışır. Ve bu intihar, satıcının trajik ölümüyle sonlanır.
Zaman zaman ilgili/ilgisiz bazı şeyler, ilgili/ilgisiz başka şeyleri insana anımsatır. Bana da öyle mi oldu bilemiyorum ama, Gezi’nin 13. yıldönümü günlerinde, 77 yıl önce yazılmış bir oyun, beni o günden bugüne, bugünden de o günlere taşıdı.
Trump’la Erdoğan 20 Mayıs’ta bir telefon görüşmesi yapmışlar. Televizyonlar, haber–yorum siteleri, gazeteler, sosyal medya ve tüm iletişim ortamları bu haberi kullandı. Aynı günün akşam saatlerinde ise Kemal Kılıçdaroğlu’nun ‘arınma’ videosu boy gösterdi ve de bu video öncelikli haber olarak kullanıldı birçok televizyonda.
Anadolu Ajansı’nın haberine göre Trump, Erdoğan’la yaptığı son telefon görüşmesinin sorulması üzerine; “Cumhurbaşkanı Erdoğan ile çok iyi bir telefon görüşmesi yaptık. Aramızda çok iyi bir ilişki var. Kendisi güçlü biri, ama onunla başka kimsenin sahip olmadığı bir ilişkim var’’ ifadesini kullandı. Erdoğan ile arasındaki ‘çok iyi’ ikili ilişkiye işaret eden Trump; “Bence kendisi çok iyi bir müttefik oldu. Bazıları bundan şüphe duyabilir, ama bence harika bir müttefik oldu ve halkı ona saygı duyuyor” diye devam etmiş açıklamalarına. Bu arada T.C. İletişim Başkanlığı tarafından sosyal medyada yapılan X açıklamasına göre ise Erdoğan’ın görüşmede, ABD Başkanı Trump’a önceki gün “ABD’nin San Diego kentindeki bir camiye düzenlenen menfur saldırı nedeniyle taziyelerini iletirken, Türkiye’nin hangi dini gruba yönelik olursa olsun bu tür nefret suçlarına karşı olduğunu” söylediği de görmezden gelinmemeli.
Aynı........
