Artık Fransızlar da eziyetten azade değil!
Filmin başında Melbourne Olimpiyat Oyunları maratonuna bağlanıyoruz. Atletizmin en çok mukavemet gerektiren branşında Fransa’yı, sömürgelerinden Cezayir’in nadide Berberi sporcusu Alain Mimoun temsil etmekte.
Derken Paris’te başbakan Mollet‘yi ve Cezayir’den sorumlu bakan Lacoste‘u mevzubahis kolonide çığırından çıkmak üzere olan vaziyeti tartışırken görüyoruz.
Lacoste, Hindiçin’deki icraatından “sabıkalı” general Massu’nün Cezayir’deki isyanı daha fazla baskı ile kontrol altına alabileceğini ifade ederken başbakan çoktan beri Gestapo gibi davranmakla suçlandıklarını hatırlatıyor.
“İşkence benimle başlamadı, benimle de bitmeyecek” diye devam eden Lacoste, “Müslümanlar’a karşı güç kullanmak lazım, onlar bir tek bundan anlar” derken kısa bir süre önce ifşa edilmiş bir işkence hadisesinin Cezayirliler’e ibret olup başka suçlar işlemekten vazgeçmelerine yol açtığını da iddia ediyor.
Derken Melbourne’dan Cezayir kökenli Mimoun’un maratonda Fransa’ya Olimpiyat şampiyonluğunu kazandırdığı haberi geldiğinde ırkçı Lacoste bundan hiç hoşlanmıyor, hatta suratını ekşitiyor.
Ardından Cezayir Komünist Partisi’nin cebren yok edilmeye çalışıldığını duyunca şaşırmıyoruz.
Ayrıca Cezayir’de görevli general Bollardière’in işkence uygulamayı reddederek istifa edişinden, Fransa’nın iddiaları yalanlayarak generali cezalandırdığından da haberdar oluyor ve okun yaydan çoktan çıktığını idrak ediyoruz.
Fakat bu arada Cezayir’de Alger républicain (Cumhuriyetçi Cezayir) gazetesinin başındaki Fransız Henri Alleg‘in de rejime direnenler arasındaki yerini almış durumda olduğunu unutmayalım.
Cezayir’in bağımsızlığına giden yolda Fransa tarafından tatbik edilmiş işkencelerin Fransız kamuoyu tarafından bilinmesine ve bu husustaki bilincin oluşmasında büyük katkısı olan gazeteci Alleg, El-Biâr gözaltı ve sorgu merkezindeki tecrübelerini 1958 yılında kitap hâlinde yayınlatmayı başaracaktı.
Türkçeye Sorgu olarak çevrilmiş La Question adlı kitabıyla aynı adı taşıyan, muhtelif animasyon teknikleriyle kotarılmış belgesel seyirciyi o karanlık yıllara sürüklüyor.
Gazetesi yasaklandıktan sonra Cezayir’de yeraltı faaliyetleriyle yoluna devam eden Alleg’in yaşadıklarını işleyen 2026 Fransa yapımı, 23 dakikalık film, yönetmen Alberto Segre’nin hassas olduğu kadar estetik........
