menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yedi bela Hürmüz

24 0
14.03.2026

Atlayıp İran’a gidesim varken mesaiye gelmenin siniriyle günü bitirdim. Kendime kızıyorum. Yürümek iyi gelir diye umarak mart ayazını yiyerek sokağı adımlamaya başlıyorum. İlk adımda kaldırımın ağzına park etmiş arabaya tosluyorum. Öyle bir rahatlık ki dörtlülerini bile yakmamış. Acelesi de yokmuş, gelmiş kaldırıma çıkmış. Arabanın üzerinden yürüyerek geçsem ne iyi olur diyorum, ama bacağım yetmeyince yanından geçiyorum.

Ben kaldırım taşlarıyla boğuşmakla meşgul olmayı, buna tümüyle kafayı takmayı, bunun etrafında bir örgüt kurmayı hayal ediyordum. Sloganım şu olacaktı: Nitelikli kaldırım hakkımız, söker söker atarız!

Belediyenin önüne gidip eylem yapacaktık. Ben elime megafon alıp bağıracaktım. Ne istiyoruz? Dev kitle cevap verecekti: İyi kaldırım! Yapmayacaklar! Yapmazlarsa yapmasınlar, kendimiz yaparız!

Böyle hayallerim vardı. Vazgeçmedim, ama uluslararası koşullar sürece taş koydu. Tıpkı geçen gün “güzellik, bakım kampanyamız var” diye arayan arkadaşa dediğim gibi. “Ayol hayatta kalacak mıyız belli değil, boş yere bakıma para vermeyelim”. İnsanın öncelikleri nasıl zırt diye değişiyor değil mi?  Neyse ben böyle kaldırım taşlarına........

© Bianet