Türkiye’de medyada çoğulculuk yok, çokluk var
Batı Balkanlar ve Türkiye’den dokuz kuruluşun bir araya geldiği sivil toplum eylemi "Bizim Medyamız"ın (Our Media) yeni raporuna göre hem baskı hem de finansman kriziyle sıkışan medyada güven kurumdan gazeteciye kayıyor.
IPS İletişim Vakfı/bianet’in proje ortakları arasında yer aldığı projede Arnavutluk, Bosna-Hersek, Kosova, Karadağ, Kuzey Makedonya, Sırbistan ve Türkiye’den temel medya eğilimlerini analiz edildi.
“Tekelleşmiş sahiplik, kırılgan güven ve izleyici kopuşu: Türkiye’de medyanın geleceği – Kilit aktörlerin değerlendirmeleri” başlıklı raporun Türkiye ile ilgili kısmını IPS İletişim Vakfı Araştırma Koordinatörü Dr. Sinem Aydınlı yazdı.
Rapor, Mayıs-Haziran 2025 döneminde İstanbul ve Mardin’de yurttaşlarla yapılan odak görüşmeler; medya çalışanlarıyla yapılan görüşme ve yüksek kültürel, sosyal sermayeye ve etkiye sahip kişilerle gerçekleştirilen odak grup görüşmelerine dayanıyor.
Çalışma, medyanın demokratik rolüne ilişkin algıları, gazeteciliğin karşı karşıya olduğu zorlukları ve Türkiye’de medyanın geleceğine dair beklentileri inceliyor. Medyanın geleceğini analiz ediyor.
Rapora göre Türkiye’de medya alanında sayısal artış yaşansa da bu artış gerçek bir çoğulculuk üretmiyor. Tam tersine, katılımcılar medya organlarının çoğaldığını ancak tek tipliğin ve kutuplaşmanın derinleştiğini, bağımsız ve demokratik koşullar olmadan bu çoğalmanın anlam taşımadığını belirtiyor. Rapor, medya özgürlüğünün yasal baskılar, sahiplik yoğunlaşması ve siyasal denetim altında yapısal olarak kısıtlandığını anlatıyor.
"Güven kurumlardan kişilere kaydı"
Raporun öne çıkardığı başlıklardan biri de medyaya duyulan güvenin niteliği. Katılımcılar, “merkez medya”ya güvenmediklerini, haberi çoğu zaman X, YouTube ve belirli gazeteciler üzerinden takip ettiklerini söylüyor.
İstanbul’daki genç katılımcılar, ana akım ya da iktidara yakın medya kuruluşlarına düşük, kaynak gösteren, şeffaf ve alternatif mecralara ise görece daha yüksek güven duyduklarını ifade ediyor. Güvenin kurumlardan kişilere kaydığı, bunun da medya kurumlarının meşruiyet krizini derinleştirdiği saptanıyor.
Raporda, özellikle gençlerin haber tüketiminde dijital mecraların belirleyici hale........
