Hapislik, kilometreler ve öneriler
2672 Kilometre uzaktan bir ses…“Biz yalnız değiliz. Yalnız kalmayacağız!”
2672 kilometre uzaktan Berlin Film Festivali'nde Gümüş Ayı ödülünü kazanan yönetmen Emin Alper’in sesini duydunuz mu?
"Biz yalnız değiliz, yalnız kalmayacağız"
“(…) Onları çok düşündüm ve öğrendiğim şeylerden biri şu oldu: En korkunç yalnızlık türü, acı çekerken yaşadığınız yalnızlıktır. Haklarınızı gün be gün kaybederken, kendi vergilerinizle alınmış mermilerle vurulurken, sizi insan bile görmeyenler tarafından bombalanırken, o anlarda tamamen yalnızsınızdır.
Ama kimsenin sizi umursamadığını ve sizi düşünmediğini gördüğünüzde, dünyadaki en yalnız insan olursunuz. O yüzden burada yapabileceğimiz şey, sessizliği bozmak ve onlara gerçekten yalnız olmadıklarını hatırlatmaktır. Gazze’de en korkunç koşullar altında yaşayan ve ölen Filistinliler, yalnız değilsiniz.
Zulmün altında acı çeken İran halkı, yalnız değilsiniz. Rojava’da ve Orta Doğu’da neredeyse bir asırdır hakları için mücadele eden Kürtler, yalnız değilsiniz. Son olarak, benim halkım, yalnız değilsiniz.
Dört yıldır cezaevinde olan sevgili arkadaşım Çiğdem, yalnız değilsin. Tayfun, Can ve Mine, siz de yalnız değilsiniz. Sekiz yıldır hapiste olan Osman Kavala, dokuz yıldır Selahattin Demirtaş ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve şu anda hapiste olan diğer tüm belediye başkanları. Yalnız değilsiniz.
Biz yalnız değiliz. Yalnız kalmayacağız.”
Biz, kimlerdir? Yalnız kalmayacaklar arasında öldürülenler, baskı görenler ve hapiste olanlar var… Keşkeler üzerine kurulu hayaller özgürdür.
Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Anayasa Mahkemesi (AYM) Kararlarının uygulanmasını öneriyor… Komisyon Raporunun (18.02.2026) yer alan değerlendirmeye göre;
“Anayasa’mıza göre Anayasa Mahkemesi kararlarının yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağladığı konusunda herhangi bir tereddüt bulunmamaktadır.
Türkiye’nin zorunlu yargı yetkisini kabul etmiş olduğu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararlarını icra etme oranı yaklaşık ’dır. Avrupa Konseyi üyesi ülkelerin kararları icra etme oranı ise yaklaşık ’dir. Bu yüksek orana rağmen, Türkiye Cumhuriyeti’nin hukuk devleti olma niteliğini perçinleme hususunda AİHM ve AYM kararlarına eksiksiz uyulmasının önemi de ortadadır.
AİHM ve AYM kararlarına eksiksiz uyumu temin edecek mevcut mekanizmalar güçlendirilmeli; ayrıca etkili yeni mekanizmalar oluşturulmalıdır. Kararlara uyumun sağlanması çerçevesinde, idarenin işlemlerinden ve yargının işleyişinden kaynaklanan engellerin kaldırılması önerilmektedir” (Sayfa 42).
Rapor; “idari işlemlerden ve yargının işleyişinden kaynaklanan engellerin kaldırılmasını” talep ediyor ve öneriyor.
Anayasa ve AİHM kararları uygulanmalıdır. Kim uygulamazsa suçludur. Bun yazmak için bunca kişi bir araya gelip Rapor yazıyor…Böyle bir sonucun aslında utancımız olduğunu yazmak için bu kadar toplantı yapmaya ne gerek vardı? Neden bu kadar beklenmiştir ?
Utançlarımızın yaşatılması mıdır, hatırlatılması mıdır demokrasi ve hukuk anlayışınız?
Bu sonucun olması gereken olduğunu bile bile yargının araçsallaştırılması nedeniyle uygulanmadığını ne ara yazmak gerekirdi acaba? Bu tespit, bu itiraf yerine “mevcut mekanizmaları güçlendirmek” gerekmiyor… Sorun çözmeniz sorun yaratıyor. Anayasayı uygulayın sadece… Kararları uygulayın, engel olmayın.
25-26 Ağustos 2024 tarihlerinde,
27 Şubat 2025 tarihinde silah bırakma ve örgütün feshi çağrısını içeren metin okunduğunda,
18 Mayıs 2025 tarihinde “önümüzdeki dönemin yol haritasını belirlemek üzere TBMM’de temsil edilen tüm siyasi partilerin katılımıyla bir Komisyon kurulması gerektiği” ifade edildiğinde,
20 Mayıs 2025 tarihinde Komisyon kurulması fikri siyasi partiler tarafından desteklendiğinde,
11 Temmuz 2025 tarihinde Irak’ın Süleymaniye kentinde düzenlenen sembolik törende 30 PKK mensubu silahlarını yaktığında,
Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararlarının uygulanması gerektiğini ve uygulanmadığını biliyordunuz… Sessiz ve sedasız hakka aykırılığı kabul ettiniz!
Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu; 5 Ağustos 2025 tarihinde 51 üyeden oluşan çalışmalarına fiilen başladı. 21 Toplantı yaptı ve 137 Kuruluş temsilcisi dinlendi.
“Anayasa’mıza göre Anayasa Mahkemesi kararlarının yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağladığı konusunda herhangi bir tereddüt bulunmadığını” yazmak için 21 Toplantı yapmak ne demektir?
Mahpusta bulunanların........
