menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Rejim ‘terörsüz’ yapamaz

72 0
20.08.2026

*Bu yazı ilk olarak Yeni Yaşam Gazetesi’nde yayımlanmıştır.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, özellikle son iki yılda Kürt sorununa ilişkin çözümsüzlükten türeyen çatışma çevresinde cereyan eden politik süreçlerin başlatılıp sürdürülmesinde olduğu kadar, dışarıdan ve içeriden bakanlar için bunların bir bağlama kavuşturulmasında da önemli bir rol oynuyor.

Bahçeli, bu müdahalelerinin ve açıklamalarının bütünlüğünden koparılarak, müdahale mantığının bulanıklaşmasına ve işe geldiği şekilde anlamlandırılmasına yol açıldığı durumlarda, süreci mantığına iade etmek üzere işi başkalarına bırakmadan söz alıyor.

Bu açıdan son birkaç gün içinde, partisinin sözcülüğünü yapan TürkGün gazetesindeki söyleşisinde hem milliyetçi cenahtaki karşıtlarına hem de muhalefet saflarındaki hayran veya karşıtlarına yönelik olarak “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun” kapsamında dile getirdiği yorumlar, Bahçeli’nin  -ve iktidarın- “süreç” tasavvurunun nasılsa öyle anlaşılması bakımından önemli.

‘Çerçeve Yasa’ ne getiriyor ne getirmiyor?

Bahçeli, söyleşisinde kanun metninin amaç bölümünü özetledikten sonra şunu söylüyor: “Kanun, mahkûmiyet hükümlerini ortadan kaldıran, suçların hukuki niteliğini değiştiren veya ceza sorumluluğunu sona erdiren bir düzenleme niteliğinde değildir. Devam eden soruşturma ve kovuşturma süreçleri ile kesinleşmiş mahkûmiyet hükümleri bütün hukuki sonuçlarıyla varlığını koruyacak, suçun vasfına, mahkûmiyet kararına veya ceza sorumluluğuna ilişkin herhangi bir değişiklik olmayacaktır. Bu yönüyle Kanun, hukuki niteliği itibarıyla ceza adalet sistemi ile infaz hukukuna ilişkin sınırlı ve koşullu bir kanuni düzenleme niteliği taşımaktadır.”

Bu kanunun çatışmalarda doğrudan yer almış (öldürme olaylarına karışmış) gerillaları ve 2005’ten önce işlenmiş “suçları” kapsamayacağı da ayrıca, kanun metninde yer alıyor.

Öte yandan TBMM de, kanunun gereklerinin yerine getirilmesini yalnızca yargıya bırakmadı. MGK’nin yanı sıra, Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında kurulacak bir kurulun da kanunun yürütülme koşullarına ve kanundan kimlerin yararlanacağına ilişkin olarak kişilere özel tasarruf yetkisi olacak. Dosyalar, infaz hâkimliklerinin önüne bu kurullardan geçerek gidecek. Bu açıdan -zaten genellikle zaten herkes duysun diye TBMM/Ankara muhabirlerinin kulaklarına “fısıldananlar”a kulak verecek olursak Nefes gazetesinde dile getirilen- şu ölçü önemli: “Avrupa’da yaşayan PKK’lılar[‘a] yönelik Türkiye’ye dönüş ve siyaset yasağı yumuşatılsa da kurulan bir ara mekanizmayla ayıklama yapılacak. Yani herkes elini kolunu sallayarak gelemeyecek.

“İddiaya göre son yıllarda yurt dışına gidenlerle ilgili sorun yok. Ancak, 30 yıldan beri yurt dışında olanların halen ‘çok keskin ve sert tavırlar’ sergilediği, bazen dağdaki PKK’lılardan bile daha fazla önyargılı oldukları anlatılıyor.

“Bu nedenle herkesin Türkiye’ye dönüşüne izin verilmeyecek. Oluşan ılımlı havaya ve ters düşme, gerginliği besleme olasılığı olanlara kapı açılmayacağı konuşuluyor. ‘Zaman tünelinde sıkışıp kalan, sertlik........

© Bianet