menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Merhaba 2026

11 2
02.01.2026

2025’e girerken kolektif bir yazı yazdık[1].

Herkes, farklı kelimelerle de olsa, güvenli bir hayatı, adaleti, eşitliği ve evimize benzeyen bir dünyayı; zorunlu uzaklıklardakiler de evlerine dönmeyi düşlüyordu.

2025, benim için umut ile yorgunluk arasında salınan, barış için, eve dönmek için etrafımdaki güzel insanlar ile birlikte çok çalıştığım, çok yol yaptığım bir yıl oldu. Özlemin, dayanışmanın ve “birlikte iyi olma” arzusunun iç içe geçtiği bir yıl oldu bu anlamda.

Şimdi bu eşikten 2026’ya bakarken, geride kalan bu sesleri, hayalleri ve yarım kalan cümleleri yanımıza alarak, yeni bir yıl için dileklerimizi yeniden kurma zamanı.

Merhaba ben Hivda, İstanbul’da yaşıyorum. Bu mektubu 2026 yılı için kendi adıma beklentilerimi yazmak için yazıyorum. 14 yaşımdayım ve geçen yıl da kendime benzer bir mektup yazmıştım. Zaman geçtikçe ne istediğimi hatırlamak benim için önemli. 2026’da en büyük dileğim; sağlıklı, huzurlu ve mutlu olmak. Ailemin ve sevdiklerimin sağlığı, her şeyden önce geliyor. Eğitim hayatımda emeklerimin karşılığını aldım ve güzel bir lise kazandım.

İleride İzmir’de bir üniversiteyi kazanmayı, orada yaşamayı ve kendi alanım olan aşçılığı geliştirerek bir restoran açmayı hayal ediyorum. Bunun için çalışmaya ve sabırlı olmaya kararlıyım. Diller öğrenmek, yazmak ve küçük öyküler üretmek istiyorum. Kendimi ifade edebildiğim bir yıl olsun. Ayrıca kadınlara yönelik her türlü şiddetin karşısındayım. Daha adil ve vicdanlı bir dünya istiyorum. Bu mektup, kendime verdiğim sözlerin bir hatırlatıcısı. Umarım 2026 bana ve hayallerime iyi gelir.

Ben Eylül, İstanbul’da yaşıyorum, 18 yaşımdayım. 2024 benim için zorlayıcı, yorucu ve öğretici bir yıldı. Bu yorgunluğun ardından 2025’i bir dönüm noktası olarak görmüştüm. Gerçekten de 2025, her şeyin bir anda mükemmel olduğu bir yıl olmadı; ama en azından kendimi daha iyi tanımaya başladığım, ne istediğimi ve ne istemediğimi daha net gördüğüm bir yıl oldu.

2025’te bazen planladığım gibi ilerleyemedim, bazen motivasyonum düştü, bazen de kendime fazla yüklendim. Ama şunu fark ettim: İlerlemek her zaman hızlanmak demek değilmiş. Bazen durmak, düşünmek ve yeniden yön belirlemek de ilerlemenin bir parçasıymış. Dersler, gelecek kaygısı ve sorumluluklar hayatımın merkezindeydi yine de pes etmemeyi, düştüğüm yerden kalkmayı öğrendim.

Bu yıl bana sabırlı olmayı öğretti. Kendime karşı daha anlayışlı olmam gerektiğini, herkesin kendi zamanında yol aldığını kabul etmeyi öğrendim. Küçük adımların da değerli olduğunu fark ettim. Belki büyük başarı hikâyeleri yazamadım; ama güçlü bir temel atmaya başladım. Dünya açısından baktığımda ise 2025, insanlığın hâlâ öğrenmesi gereken çok şey olduğunu gösterdi.

Farklılıkların hâlâ bir tehdit gibi algılandığı, insanların düşünceleri yüzünden yargılandığı, çocukların güvenle büyümekte zorlandığı bir dünyada yaşıyoruz; ama buna rağmen hâlâ iyiliğe inanan insanların var olduğunu görmek umudumu yitirmeme engel oldu. 2026’dan beklentim çok büyük mucizeler değil. Öncelikle sağlığımı, ruhsal dengemi ve iç huzurumu koruyabildiğim bir yıl olmasını istiyorum. Daha disiplinli çalıştığım, hedeflerime bir adım daha yaklaştığım, kendime olan güvenimi artırdığım bir yıl hayal ediyorum. Geleceğimi inşa ederken korkularımla değil, hedeflerimle hareket........

© Bianet