menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Küresel iklim krizi çalışma hayatını yeniden şekillendiriyor

23 0
06.06.2026

Japonya ve Güney Kore gibi ülkeler aşırı sıcağa karşı işverenlere ağır hukuki yaptırımları devreye sokarken, Avrupa’da ve ABD’de bunlar henüz taslak halinde. Türkiye'de ise mevzuat boşluğu ve bağlayıcı kuralların eksikliği işçi ölümlerini artırıyor. Uzmanlar, işçi sağlığını merkeze alan acil yasal düzenlemeler çağrısında bulunuyor.

Milyarlarca çalışanın sağlığını ve verimliliğini tehdit eden iklim krizi, dünya genelinde iş güvenliği yönetmeliklerinde köklü bir dönüşümü tetikliyor. Art arda kırılan sıcaklık rekorları ve artan aşırı hava olayları, sadece tarım ve inşaat gibi sektörleri değil, aynı zamanda beyaz yakalı ofis çalışanlarını da yeni düzenlemelerin merkezine yerleştiriyor.

️Küresel ısıtma iş sağlığını yeniden tanımlıyor

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) verilerine göre 2.4 milyardan fazla işçi aşırı sıcağa maruz kalıyor. Araştırmalar, sıcaklığın 19°C'nin üzerindeki her bir derecelik artışının verimlilikte ortalama %2.3'lük bir düşüşe neden olduğunu gösteriyor. Bu durum, sadece küresel ekonomiyi değil, aynı zamanda işçilerin fiziksel sağlığını da tehdit ediyor.

Bu tehdide karşı, dünya genelinde işverenlerin yükümlülüklerini artıran yeni düzenlemeler gündemde. İşte dünyanın dört bir yanından örnekler:

Japonya: 2024 yılında iş yerlerinde sıcak çarpması nedeniyle 31 işçinin hayatını kaybetmesi ve 1.257 kişinin yaralanmasının ardından çalışanları korumak için 1 Haziran 2025'te yürürlüğe giren yeni düzenleme, bu alanda ulusal düzeyde politika uygulayan nadir ülkelerden biri olarak Japonya’yı öne çıkarıyor. Daha önceki "tavsiye" niteliğindeki kuralları, "cezai yaptırım içeren yasal bir zorunluluk" haline dönüştüren bu düzenlemeyle, işverenlere iki temel yükümlülük getiriliyor: Birincisi, çalışanların kendi semptomlarını veya bir iş arkadaşlarındaki belirtileri derhal bildirebilecekleri bir erken uyarı sistemi kurmak; ikincisi ise, bir vaka durumunda uygulanacak adımları (işten uzaklaştırma, soğutma, hastaneye sevk gibi) içeren bir acil müdahale planı hazırlamak. Özellikle inşaat ve imalat gibi yüksek riskli sektörlerde geçerli olan bu kurallara uymayan işverenler, 500.000 Yen (yaklaşık 120.000 TL) para cezası ile karşı karşıya kalabilecek.

Güney Kore: 17 Temmuz 2025'te yürürlüğe giren düzenleme, işverenlere aşamalı yükümlülükler getiriyor. 31°C eşiğinde, işverenler öncelikle soğutma/ havalandırma sistemleri kurmak veya çalışma saatlerini ayarlamak zorunda; bu önlemler yetersiz kalırsa periyodik molalar devreye giriyor. Isı indeksinin 33°C'yi aştığı durumda işveren, her iki saatlik çalışma için en az 20 dakika ücretli mola vermekle yükümlü kılınıyor. Yükümlülüklerini yerine getirmeyen işverenlere ağır para cezaları uygulanırken; bir işçinin bu kuralın ihlali sonucu hayatını kaybetmesi halinde işveren, 7 yıla kadar hapis veya 100 milyon Won (yaklaşık 2.5 milyon TL) para cezası ile karşı karşıya kalabiliyor. Düzenlemenin en büyük eleştirisi ise, yasal olarak "işçi" statüsünde sayılmayan platform çalışanları, kuryeler ve teslimat görevlilerini kapsam dışı bırakması.

Avrupa Birliği: ETUC (Avrupa Birliği Sendikalar Konfederasyonu), Mart 2025'te kabul ettiği bir kararla (resolution) Avrupa Komisyonu'ndan aşırı sıcaklara karşı bağlayıcı bir direktif çıkarmasını talep etti. Söz konusu kararda, AB genelinde iş türüne ve yoğunluğuna göre belirlenecek maksimum sıcaklık eşiklerinin aşılması durumunda çalışmaların durdurulması gerektiği savunuluyor. Direktif talebine göre işverenler; düzenli dinlenme molaları, içme suyu erişimi, gölgelik alanlar ve yüksek koruma faktörlü güneş kremi gibi kişisel koruyucu ekipman sağlamakla yükümlü tutulacak. Metinde, çalışmaların durması........

© Bianet