Rüyalar gerçek olsa… Hoş geldin yeni yıl
Dün gece rüyamda gökyüzü pırıl pırıldı. Ortalık bayram havasındaydı. İnsanlar mesut, mutlu, neşeliydi. Ele ele tutuşmuşlardı, şarkılar söylüyorlardı hep beraber. Halaylar çekiliyordu, bir o yana bir bu yana… Ben de kaptırmışım kendimi… Rüya işte deyip geçtim. Böyle bir havayı kim istemez? Keşke rüyalar gerçek olsa!
Bu yıl umudumu koruyacağım, rüyadaki gibi olmak için. Sürekli olumsuz haberlere bakmaktan, duymaktan gına geldi. Elbette kaçınacağım. Sürekli aynı şeyleri okumaktan vazgeçeceğim. Hayatımı renklendireceğim. Daha çok gezeceğim. Daha çok sosyal birlik içinde olacağım. Her şey elbette ruh sağlığımı korumak için.
Kovid-19 pandemisinin ilk günlerinde çoğumuz evlerimize kapanmıştık ve eğlenmek için büyük ölçüde telefonlarımızın, bilgisayarlarımızın ve televizyonlarımızın esiri olmuştuk. Haberlere göre kıyamet kopuyordu. Ölen ölene… Sanki hayatın sonuna gelmiştik. Bağımlısı olduğumuz cihazlar bizi yaşam tarzı kısıtlamaları, bu kısıtlamalara karşı protestolar, tedarik zinciri sorunları, boş market rafları, kötü davranışlarda bulunan insanlar ve elbette sürekli artan ölüm sayıları hakkında o kadar olumsuz bilgiye maruz bıraktı ki…
Kovid’in ilk günleri çoktan geride kalmış olsa da, birçok insan hâlâ olumsuz haberlere takılıp kalma sorunuyla mücadele ediyor bugün. Çeşitli konular hakkında sosyal medya kanallarında paylaşılan olumsuz haber selini, sayfalar arasında gezinirken buluyor kendini. Genellikle felaket haberlerini takip etme alışkanlığı, bir durumun farkına varmak, neler olup bittiğini anlamak ve kendini buna hazırlamak amacıyla başlar. Kısaca belirsizliği aşmak........





















Toi Staff
Sabine Sterk
Penny S. Tee
Gideon Levy
Waka Ikeda
Mark Travers Ph.d
Grant Arthur Gochin
Tarik Cyril Amar