menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Türkiye ve Sudan, geleceği birlikte yazmalı-V

24 6
29.12.2025

Sudan Silahlı Kuvvetleri (SAF) ile Sudan’da çok uluslu paralı milis bir ordu olan Hızlı Müdahale Kuvvetleri (RSF) arasında 2023’te, çok kanlı bir iç savaşın başladığını yazmıştım. Türkiye’nin 2,4 katı yüzölçümü ile uzun ve geçirgen sınırları bulunan Sudan’daki bu güç mücadelesi, çok sayıda dış aktörün katkısı ile daha da karmaşıklaştı.

Türkiye’de ve dünyada Sudan’ın esamesi okunmaz iken, neden haftalarca Sudan’ı anlattım dersiniz? Asya ile deniz ticaret bağlantımız Kızıldeniz üzerinden kurulduğu sürece Sudan, Türkiye için en az Ukrayna ve Gazze kadar önemlidir. Jeopolitik çıkarlarımız Sudan’ı önceliklendirmeyi gerektirirken, dış politika belirleyicilerimizin Sudan konusundaki sessizlikleri, bence bizi endişelendirmeli.

Jeopolitik gerçeklikler yerine, Batı basınının peşine takılmayı alışkanlık edinen Türk basını da; Asya ile ana ticaret yolumuzun güvenliğini sağlayabilecek en mükemmel konumdaki Müslüman Sudan’da oluk gibi akan kanı, belli belirsiz anlatmaktadır. Türk basınının salt Batı kaynaklarını kullanarak hazırcılığa kaçması ise, Türk kamuoyunun emperyalist Batı tarafından yönlendirilmesine hizmet etmektedir.

Batı basını, Sudan’ı hangi ölçüde karartıyor? Somut cevaplara bakalım: The Economist’e göre, Batı medyasında 2024’te, içinde “Gazze” veya “Ukrayna” geçen haber sayısının aylık ortalaması 100 bin iken, bu rakam Sudan için 600 oldu. Ayrıca ABD Devlet Başkanı’nın Ekim 2023-Mart 2024 arasındaki altı ayda attığı X mesajlarının 107’si İsrail veya Gazze ile ilgili iken; aynı zat, Nisan 2023-Mart 2024 arasındaki bir yılda, Sudan ile ilgili yalnızca dört X mesajı attı, ki onların da üçü, 15 Nisan 2023’te başlayan iç savaşın ardından Hartum’daki ABD Büyükelçiliği’nin tahliyesi ile ilgiliydi. Anlayacağınız, Türk basınının Müslüman Sudan’a ilgisizliği de, peşine takıldığı Batı basınının Sudan’a ilgisizliği nedeniyledir.

Ukrayna ve Gazze ile yatıp kalkan Batı basını, Sudan’ı neden görmezden geliyor? Çünkü Ukrayna ve Gazze’de inisiyatifi kaybetme korkusunu yaşayan Batı emperyalizmi, basınını algı operasyonları için sıkı çalıştırıyor; ama Sudan’da iç aktörler de bölgesel dış aktörler de, emperyalizmin lehine o kadar güzel çalışıyorlar ki, emperyalizmin ne askerine ne siyasetçisine ne parasına ne de basınına lüzum kalıyor.

Özetle, haftalardır ayrıntılı olarak anlattığım iç çekişmeler ile bunları destekleyen bölgesel dış aktörler, tam da emperyalizmin istediği gibi Sudan’daki karmaşayı süreğenleştirmiş; bu da, Sudan’ın mükemmel coğrafi konumunu güce çevirmesini engellemiş ve Kızıldeniz’de kullanılamayan jeopolitik potansiyel ise, gerçek sahibinin yerine emperyalizmin jeopolitik gücü hâline dönüşmüş oldu. Nitekim, ABD’nin bir süredir Sudan’da oynadığı........

© Aydınlık