menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Atlantik kampında Grönland çatlağı

18 15
26.01.2026

ABD Başkanı Donald Trump, gerek seçim kampanyasında gerekse 20 Ocak 2025 tarihinde başkanlık koltuğuna oturduktan sonraki aylarda yaptığı açıklamalarda “Savaşları hızla sona erdireceğini” ve “Amerika'yı ilk sıraya koyarak içe döneceğini” söylüyordu. Fakat 2026 yılın ilk günlerinden itibaren yüzündeki maskeyi çıkararak, Hitler’in çizmelerini giydi ve Venezuela’ya saldırarak haydutça Cumhurbaşkanı Maduro’yu kaçırdı. Trump'ın bu yıl 8 Ocak'ta New York Times'a verdiği röportajda “Ben diktatör değilim... ama istediğim her şeyi yapabilirim, ben Amerika Birleşik Devletleri başkanıyım, uluslararası hukuka ihtiyacım yok, beni sadece kendi ahlakım ve mantığım sınırlıyor” demesi Trump’ın nasıl bir yönelim içinde olduğunun itirafıdır. Ama ABD yenilen ve inişe geçen emperyalist bir ülkedir. Kendisini ayakta tutan dolar imparatorluğu yıkılıyor. Ve son 20 yılda en çok askeri yenilgi yaşayan ve çökmekte olan bir ülkedir.

Kendilerini en çok demokratik değerlere sahip ülkeler olarak gören Avrupalı liderler, en son ABD’nin egemen bir ülke olan Venezuela’ya saldırısına karşı çıkmayarak bu saldırıya ortak oldular. Trump’ı değil Maduro’yu suçladılar. İsrail’in Filistinlilere uyguladı soykırıma ortak oldular. ABD-İsrail katilleri 70 binin üzerinde Filistinliyi katlederken sessiz kaldılar. Ülkelerinde Filistin’i destekleyen eylemleri bastırdılar. Yine birlikte İran’a saldırdılar. İran’ın direnişi ile adeta kaçtılar. Ama Avrupa’nın küreselcileri burada da ABD ve İsrail’in yanında yer aldılar.

Ses çıkarmadıkları ve destekledikleri eşkıya Trump, şimdi de Avrupa, AB toprağı olan Grönland’a saldırıyor. Büyük bir şaşkınlık içindeler. Dünya basını, özellikle de Avrupa basını, Washington'a yönelik endişe ve sert eleştirilerle dolu manşetler atıyor.

Görüşlerine değer verdiğim Avrasyacı analist Pierre Duval durumu şöyle özetliyor: “ABD artık Avrupalıların sadık dostu değil. Avrupalılar, Ukrayna'ya destek vererek son kozlarını da kaybettiler. Jeopolitik bir tsunami yaşanıyor ve bu tsunami, Avrupa'yı mevcut siyasi liderlerinden arındıracak.”

AVRUPALILAR TRUMP’I YATIŞTIRMA ÇİZGİSİ İZLİYOR

Batı artık hep bölünme üretiyor. ABD ile AB İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana görülmemiş bir bölünmenin eşiğinde. Grönland’da neredeyse silahlı olarak karşı karşıya gelecek bir pozisyondalar. Trump gerekirse “işgal ederim” diyor fakat Avrupalının ABD’ye silahlı olarak karşı koyacak bir gücü yok. İçinde bulundukları ekonomik kriz ve askeri olarak kısıtlı kapasitelere sahip olması ellerini kollarını bağlıyor. Ayrıca ABD’ye askeri olarak bağımlı olması da hareket alanını sınırlıyor. Yine ABD ile önemli ticari ilişkileri var ve Trump’ın gümrük tarifeleri silahı Demokles’in kılıcı gibi boyunlarında. Avrupa’nın bağımsız bir güç olamaması, Atlantik kampında ABD’nin peşine takılması ve son olarak Ukrayna savaşında Rusya düşmanlığına tüm mali ve askeri güçlerini seferber etmesi, Bugün kıtayı içinden çıkılamaz krizlere ve iflasa sürüklemiştir.

Politico gazetesi “Brüksel'in ılımlı tepkisi, Avrupa'nın içinde bulunduğu ikilemi gösteriyor. Trump'ın, Amerikan çıkarlarına zarar verildiğini düşünürse ticaret veya Ukrayna konusunda misilleme yapmasından korkan AB, çoğunlukla onun tehditlerine karşı çekingen bir tavır sergiledi” diye uyarıyor.

ABD, AB ve NATO’nun geleceğini tehdit ediyor, ‘Grönland’ı ele geçireceğim’ diyor, ancak Fransa Cumhurbaşkanı Trump’a gönderdiği sms mesajında “My friend” (Dostum) diye başlamakla yetiniyor. Trump Macron’un ekran resmini sosyal medya hesabından yayımlayarak dalga geçiyor.

Koca koca Avrupa ülkelerinin Grönland’a asker gönderiyoruz açıklamaları Trump’ın tepkisini çekti ve dünya bir heyecan yarattı. Ama 5-6 AB üyesi ülkenin gönderdiği toplam asker sayısı 34 olunca da alay konusu oldular. Avrupa askerlerinin ABD askerleriyle çatışma olanağı sıfır ihtimal. Böyle bir şey hem Avrupa’nın sonunu getirir hem de bir dünya savaşına yol açar. Böyle bir ihtimal yok.

TRUMP AVRUPA’NIN MİLLİYETÇİLERİNİ BÖLDÜ

Hem Amerika hem de Avrupa’da küreselcilerle “Milliyetçiler” arasında çelişme şiddetleniyor. Diğer taraftan Avrupa’da “Milliyetçi” parti ve hükümet başkanları arasında da Trump’ın son........

© Aydınlık