menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Geleceğin felsefesi Moskova’da konuşuldu

17 0
06.07.2026

Moskova, yalnızca Rusya’nın başkenti değil insanlığın büyük kırılma dönemlerinde tarihin nabzının tutulduğu merkezlerden biridir. 26–27 Haziran 2026 tarihlerinde Lomonosov Moskova Devlet Üniversitesi’nin “Vorobyovy Gory” Yenilikçi Bilim ve Teknoloji Merkezi’nde düzenlenen “Geleceğin Felsefesi: Fikirler ve Anlamlar” başlıklı uluslararası konferans da bu tarihsel nabzın yeniden hissedildiği önemli bir buluşma oldu.

Konferans, adı üzerinde, yalnızca geleceğin teknolojilerini değil geleceğin insanını, toplumunu, devletini, medeniyetlerini ve değerlerini tartışmak üzere düzenlendi. Bugün insanlığın önündeki soru artık yalnızca “hangi teknolojiler gelişecek?” sorusu değildir. Daha temel soru şudur: Bu teknolojiler hangi insan anlayışına, hangi devlet aklına, hangi medeniyet ufkuna ve hangi ahlaki hedefe bağlanacaktır?

Konferansın katılımcıları bir arada.

AÇILIŞ MESAJI PUTİN’DEN

Konferansın açılışı, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in katılımcılara gönderdiği mesajla başladı. Putin mesajında, hızlı teknolojik, sosyal ve kültürel değişimler çağında beşerî bilimlerin ve insan bilimlerinin değerinin sürekli arttığını vurguladı.

Güncel olaylar ve çağdaş zorluklar karşısında derin, sorumlu bir felsefi analize ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Dijital bir dünyada insanın kendisini nasıl deneyimleyeceği, yaşam anlayışımızın nasıl değişeceği ve insanlar ile kültürler arasındaki etkileşimin hangi temeller üzerinde kurulacağı soruları, açılışın ana fikrini oluşturdu.

Bu vurgu son derece önemlidir. Çünkü Batı merkezli dünya düzeninin krizi, yalnızca ekonomik ya da askerî bir kriz değildir. Aynı zamanda anlam krizidir. İnsanlığın önüne sunulan Atlantikçi model bireyi yalnızlaştıran, toplumları parçalayan, devleti piyasaya teslim eden, kültürü tüketim nesnesine dönüştüren ve teknolojiyi insanın hizmetinden çıkarıp kontrol aygıtına çeviren bir modeldir. Moskova’daki konferansın önemi tam da burada ortaya çıktı: Gelecek, insanlığa yabancılaşmış merkezlerden değil, insanlığın köklü devlet ve medeniyet birikimlerinden hareketle tartışıldı.

Açılış oturumunda Rusya Federasyon Konseyi Başkan Yardımcısı Konstantin Kosaçev, Rusya Federasyonu Başbakan Yardımcısı Dmitriy Çernişenko, Rusya Bilimler Akademisi Arkeoloji Enstitüsü Direktörü Nikolay Andreeviç Makarov ve Lomonosov Moskova Devlet Üniversitesi Felsefe Fakültesi Dekan Vekili Aleksey Pavloviç Kozırev gibi isimlerin konuşmaları konferansın düzeyini ve kapsamını gösterdi. Konferans yalnızca akademik bir toplantı değil Rusya’nın gelecek tasarımı, medeniyet bilinci ve çok kutuplu dünya arayışı açısından da ciddi bir düşünce platformu niteliği taşıyordu.

Rus katılımcılar arasında çağdaş felsefe ve siyaset düşüncesinin önemli isimleri vardı. Aleksey Kozirev, Rus Siyaset Bilimcileri Derneği Başkanı Andrey Şutov, “Rusya’nın DNA’sı” projesiyle bilinen Andrey Polosin, Yüksek Ekonomi Okulu Beşerî Bilimler Fakültesi Dekanı Felix Azhimov, Devlet Duması Komitesi Başkan Yardımcısı Oleg Matveychev ve Sosyal Mimari Enstitüsü Müdürü Sergey Volodenkov gibi........

© Aydınlık