KÜRESEL ISINMADAN İKLİM DİRENÇLİ GELECEĞE
Kişisel tarihimi yokladığımda 20 yıl önce “Küresel Isınma” gündemimize arz-ı endam eden, ancak tartışılan bir kavramdı. Bugün ise tartışılan konu artık küresel ısınmanın ötesinde “iklim krizinin”varlığı; ve içinde bulunduğumuz bu kriz karşısında ne kadar hızlı ve kararlı hareket edebileceğimizdir.
Aradan geçen 20 yılda düşünüyorum da dünya ne çok şey yaşadı. Rekor sıcaklıklar, kuraklıklar, seller, orman yangınları, su krizi ve biyolojik çeşitlilik kaybı artık geleceğin değil, bugünün gerçekleri olarak kapımıza dayandı.
2007 yılında Kyoto Protokolü’nü konuşuyorduk.
Bugün ise Paris Anlaşması’nın hedeflerini, net sıfır emisyonu, karbon piyasalarını, yeşil finansmanı ve iklim teknolojilerini konuşuyoruz.
Türkiye açısından ise 2026 tarihi ayrı bir anlam taşıyor.
Antalya, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31’e ev sahipliği yapıyor. Dünyanın en önemli iklim diplomasisi platformunun ülkemizde gerçekleşecek olması yalnızca bir organizasyon başarısı değil; aynı zamanda Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma vizyonunu........
