Fotoğrafçılık düşünme yetisini kaybedebilir mi? (1)
Instagram, yarışmalar, algoritmalar ve hazır estetikler fotoğrafçının kendi gözünün yerini mi alıyor?
Bugün binlerce fotoğrafçı aynı şeyleri çekiyor. Aynı ışık, aynı renkler, aynı kompozisyonlar, aynı “sinematik” görüntüler, aynı siyah-beyazlar, aynı sokaklar, aynı yalnız insanlar, aynı dramatik anlar.
Farklı fotoğrafçılar, farklı şehirler, farklı ülkeler…
Ama giderek daha fazla birbirine benzeyen fotoğraflar. Bunun teknik bir açıklaması yok. Asıl mesele teknik değil. Düşünme biçimimiz. Fotoğraf çekmek kolaylaştı, fotoğrafçı olmak zorlaştı.
Bugün herkes fotoğraf çekebilir. Bunun kötü bir tarafı yok. Fotoğraf çekmek için profesyonel olmak, fotoğraf eğitimi almak ya da yıllarca bu işe zaman ayırmak gerekmiyor. İnsan yalnızca keyif aldığı için de fotoğraf çekebilir. Sorun burada başlamıyor.
Sorun, fotoğraf çekmekle kendi görsel dilini oluşturmayı birbirine karıştırdığımızda başlıyor.
Çünkü fotoğrafçı olmak yalnızca fotoğraf üretmek değildir. Bakmak gerekir, düşünmek gerekir, şüphe etmek gerekir, yanılmak gerekir, kendi fotoğrafını sorgulamak gerekir. “Bu fotoğraf neden iyi?” diye sormak gerekir. Daha da önemlisi: “Herkes böyle yapıyor. Ben neden böyle yapmak zorundayım?” diyebilmek........
