Toprağı korumak geleceği korumaktır
Ancak yıllardır farkında olmadan toprağı tüketiyor, yoruyor ve geleceğe eksik bırakıyoruz. Oysa toprağı korumak sadece çiftçinin değil, sofraya oturan herkesin ortak meselesidir.
Bugün dünyada nüfus hızla artıyor. İnsan sayısı arttıkça gıda ihtiyacı da büyüyor. Daha fazla üretim yapmak gerekiyor. Ancak burada önemli olan sadece daha çok üretmek değildir. Önemli olan, toprağı tüketmeden üretmektir. Çünkü toprağın bir sınırı vardır. Bir makine bozulunca tamir edilir, bir bina yıkılınca yeniden yapılabilir; fakat bozulan bir toprağın eski verimine dönmesi yıllar hatta bazen onlarca yıl sürebilir.
Eskiden insanlar toprağı adeta bir emanet gibi görürdü. Dedelerimiz tarlaya girerken toprağa saygıyla yaklaşırdı. Hangi ürünün nereye ekileceğini bilir, toprağı dinlendirir, aşırı yük bindirmezdi. Bugün ise hızlı üretim baskısı nedeniyle bazen aynı tarlaya yıllarca aynı ürün ekiliyor. Aşırı gübre kullanılıyor, bilinçsiz sulama yapılıyor ve toprağın doğal yapısı zarar görüyor.
Toprağın verimli olmasını sağlayan sadece üzerinde görünen kahverengi tabaka değildir. O toprağın içinde milyonlarca canlı yaşar. Gözle görülmeyen bakteriler, faydalı mantarlar, küçük organizmalar toprağın nefes almasını sağlar. Toprak aslında yaşayan bir sistemdir. Eğer bu sistemi bozarsak verim........
