Kiminle takılıyorsan, biraz da O'sun
ABD'deki Northwestern Üniversitesi'nde yapılan bir araştırmaya göre, birlikte vakit geçiren insanların beyinleri zamanla birbirine benzemeye başlıyormuş. Aynı filmleri izleyen, aynı kitapları okuyan, aynı sohbetleri eden insanlar sadece ortak anılar biriktirmiyor; düşünme biçimleri, duyguları yorumlayışları ve hatta beyin aktiviteleri bile belirli ölçüde uyum göstermeye başlıyor.
Şimdi dönüp çevreme bakıyorum da... Bir arkadaş grubunda herkes aynı anda aynı espriye gülüyor, aynı kelimeleri kullanıyor, aynı dizileri öneriyor. Meğer mesele tesadüf değilmiş. Beyinler "Biz ekip olduk." diye kendi aralarında anlaşma imzalıyormuş.
Tabii bu, iki arkadaşın kafasının içine aynı işlemci takıldığı anlamına gelmiyor. Kimse sabah kalkıp "Bugün beynim Ahmet sürümüne güncellendi." demiyor. Ama birlikte geçirilen zamanın insanı şekillendirdiği gerçeği, bilim tarafından da destekleniyor.
Düşünün... Sürekli şikâyet eden biriyle vakit geçiriyorsanız, bir süre sonra siz de havanın neden kapalı olduğundan, çayın neden çabuk soğuduğundan yakınmaya başlayabilirsiniz. Öte yandan merak eden, üreten, okuyan, gülen insanlarla birlikteyseniz, onların enerjisinden payınızı almanız da oldukça doğal.
Araştırmayı yapan uzmanların vardığı sonuç ise aslında hepimize küçük ama önemli bir hatırlatma yapıyor: Hayatta vereceğimiz en önemli kararlardan biri, zamanımızı kiminle geçireceğimizdir.
Demek ki mesele sadece "Arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim." değilmiş. Bilim buna bir madde daha ekliyor: "Arkadaşını söyle, beyninin nereye doğru evrildiğini de söyleyeyim."
O yüzden çevrenize bir bakın. Çünkü fark etmeden en çok vakit geçirdiğiniz insanlar, yalnızca günlerinizi değil,........
