Organize sanayi mi? Bizimki paket olsun
Eskiden köylerimiz vardı. Toprakla, saf üretimle kurduğumuz o hakiki ve yorucu bağ... Sonra hızlı, telaşlı ve son derece plansız bir şehirleşme sevdası başladı. Köyler hızla boşaldı; kente göçen o devasa kalabalıklar sanayi çarklarını döndürecek, üretim rekorları kırıp refaha ulaşacaktık. Ama o da ne? Sanayi devriminin hakkını tam veremeden, aradaki o koca evreyi atlayıp doğrudan "hizmet toplumu" olma absürtlükler evresine sıçradık. Fabrika bacası tüttüremeden, her köşe başına üçüncü nesil kahveci açıp sipariş beklemeye başladık.
Rakamlar yalan söylemez, zira TÜİK’in açıkladığı en güncel işgücü verilerine baktığımızda tablo tam bir trajikomedi. İstihdamın yüzde 59,3’ü hizmet sektöründe. Sanayinin payı yüzde 20,2’de debelenirken, o terk ettiğimiz köylerin, tarımın payı yüzde 13,8’lere kadar erimiş durumda. Düşünün; ortada yeni........
