Düz ovanın uçağı: Bisiklet
Nermi Uygur hocanın dediği gibi:
“Duvara dayalıyken anlamsızdır… Ama bindiğin an senin bir parçan olur.”
Bisiklet, insanın sadece bedenini değil, ruhunu da harekete geçiren nadir araçlardan biridir.
Bir kez pedala bastığınızda sadece yol almazsınız… içinizde bir şeyler de akmaya başlar.
DENGEYİ KAYBEDERSEN DÜŞERSİN
Bisikletin ilk öğrettiği şey dengedir.
Ve hayat da tam olarak bunun üzerine kurulu.
Aristoteles şöyle der:
“Erdem, aşırılıkla eksiklik arasındaki dengedir.”
Bisiklet sürerken olduğu gibi…
Hayatta da dengede kalmak, ayakta kalmaktır.
MESELE VARMAK DEĞİL, YOLDA OLMAK
Bir yokuş çıkarsınız…
İşte o an dönüşüm başlar.
Bisiklet bize şunu öğretir:
Zorlandığın yer, büyüdüğün yerdir.
BİSİKLET: DOĞAL BİR ANTİDEPRESAN
Bilimsel olarak da biliyoruz:
• Ruh halini dengeler
Søren Kierkegaard şöyle der:
“Tüm iyi düşüncelerim yürürken geldi.”
Pedal çevirirken sadece düşünmezsiniz… iyileşirsiniz.
1950’lerde Konya’da bir bisikletli şöyle demiş: “ Bu, düz ovanın uçağıdır.”
Ama aslında hafifleten şey taşıdığı mesafe değil,
içinizde açtığı alandır.
Eğer canın sıkıldıysa…
Çünkü bazen insanın ihtiyacı olan şey:
