menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Harikalar diyarı kabusa döndüğünde çocuklarda ne kalır?

1 0
previous day

Enstitü Sosyal Genel Koordinatörü, sosyolog İpek Coşkun Armağan, çocukların dijital dünyada karşı karşıya kaldığı riskleri ve ailelerin bu risklere karşı alabileceği önlemleri AA Analiz için kaleme aldı.

Alice, tavşan deliğinden düştüğünde kendini tanıdık hiçbir kuralın geçerli olmadığı bir dünyada bulur. Küçülür, büyür, hiçbir boyut "doğru" gelmez ona. Tam kendine uygun bir beden bulduğunu düşündüğü anda bir pasta ya da bir iksir onu yeniden değiştirir. Bugünün çocukları da ekranlarının içinden aynı tavşan deliğine düşüyorlar: Sosyal medyanın parlak, filtrelenmiş dünyasına. Harikalar Diyarı'nda hiçbir şey olduğu gibi görünmez. Çay partisindeki Deli Şapkacı, sürekli aynı saatte takılı kalmıştır, Kraliçe'nin bahçesindeki güller, gerçek renklerini gizlemek için kırmızıya boyanır. "Beyaz güllerimiz vardı ama Kraliçe kırmızı istiyor," diyerek korkuyla, gerçeği saklayıp sahte bir mükemmellik sunarlar. İşte tam olarak bu, bir çocuğun akışını kaydırırken gördüğü şeydir: Filtrelenmiş bir yüz, düzenlenmiş bir beden, kusursuz bir tatil fotoğrafı. Gerçek "beyaz güller", sıradan, kusurlu, gerçek hayat, arka planda gizlenir, ortaya sadece boyanmış kırmızı gül sunulur.

Alice sürekli kendini başkalarıyla kıyaslar. Kedi'ye "Nereye gitmeliyim?" diye sorduğunda, Kedi ona "Nereye gitmek istediğine bağlı" der ama Alice, bunu bile bilmez çünkü etrafındaki herkes kendi kuralını dayatır: Kraliçe'nin "Önce kafasını kessinler, sonra yargılansın" mantığı gibi anlamsız ama otoriter standartlardır bunlar. Sosyal medya da çocuklara benzer bir kaos sunar: Sürekli değişen, çelişkili, ama her zaman "yeterli olmadığın" hissini veren standartlar. Bir gün ince olmak güzel, ertesi gün kaslı olmak, bugün doğallık trend, yarın kusursuz makyaj. Alice'in bedeni gibi, çocuğun kendilik algısı da bu tutarsız beklentiler içinde küçülüp büyür, hiçbir zaman "doğru boyutta" hissetmez. Cheshire Kedisi'nin gülümsemesi ise belki en çarpıcı simgedir: Kedinin kendisi kaybolur ama gülümsemesi havada asılı kalır. Sosyal medyada da insanların gerçek halleri kaybolur, geriye sadece "gülümseme" yani gösterişin kabuğu kalır. Çocuklar, bu kabuğu gerçek sanır ve kendi hayatlarındaki sıradanlığı, kusurları bir eksiklik gibi görmeye başlarlar oysa gördükleri şey, tıpkı Kedi'nin gülümsemesi gibi, bedensiz ve gerçek dışı bir görüntüdür.

Alice'in yolculuğunun sonunda anladığı şey şudur: Harikalar Diyarı bir rüyaydı, kuralları saçmaydı ve gerçek........

© Anadolu Ajansı Analiz