menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Dünyayı yeniden haritalamak: “Merkatör”den “Eşit Dünya”ya

3 0
yesterday

İstanbul Medeniyet Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fatma Sarıaslan, BM Genel Kurulu’nun “Haritayı Düzelt” kararının dünya haritalarındaki Batı-merkezci algının kırılması açısından önemini AA Analiz için kaleme aldı.

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu, 4 Eylül Cuma günü ABD’nin muhalefetine rağmen 164 ülkenin desteğiyle tarihi bir karara imza attı. Batı Afrika ülkesi Togo’nun öncülüğünde BM'ye sunularak kabul edilen karar, yüzyıllardır kullanılan dünya haritalarındaki Batı merkezli algıyı kırmayı ve başta Afrika olmak üzere kıtaların boyutlarını doğru yansıtan alternatif projeksiyonları öne çıkarmayı hedefliyor. Peki, ilk bakışta teknik bir kartografi tercihi gibi görünen bu mesele, nasıl oldu da uluslararası diplomasinin ana gündem maddelerinden birine dönüştü? Karara karşı çıkan tek ülkenin ABD olması ne anlama geliyor?

Esasında bu soruların cevabı, ünlü Amerikalı şarkiyatçı ve dünya tarihçisi Marshall G.S.Hodgson’ın Merkatör Projeksiyonu'nu "Jim Crow Projeksiyonu" olarak adlandırmasında saklı. Hodgson, “Dünya Tarihini Yeniden Düşünmek” adlı kitabında Merkatör Projeksiyonu'nu, ABD’deki ırkçı ayrımcılık rejimini tesis eden Jim Crow yasalarına [1] atfen “Jim Crow Projeksiyonu” olarak nitelendirmişti.

Avrupa merkezci yaklaşımlara ciddi eleştiriler getiren bir dünya tarihçisi tarafından, 1870’lerden itibaren özellikle ABD’nin Güney eyaletlerinde beyaz üstünlüğünü koruma amacıyla yürürlüğe giren ve 1960’ların ortalarına kadar yürürlükte kalan ırkçı yasalar ile 16. yüzyıldan beri yaygın bir biçimde kullanılan bir harita yönteminin özdeşleştirilmiş olması, meselenin sadece bir harita projeksiyon yöntemi olmadığına işaret ediyor. Bu durum, haritaların coğrafyanın basit bir gösteriminden çok daha fazlasını temsil ettiğini gösteriyor.

Merkatör Projeksiyonu ve coğrafi çarpıtma

Görünüşte teknik olan bu tartışmanın ardında, tarih ve uluslararası ilişkilerin güç dağılımlarıyla ilgili daha büyük bir hesaplaşma yatıyor. 1569’da Flaman haritacı Gerardus Mercator (1512-1594) tarafından açıları koruyarak denizcilere doğru rota çizme imkanı sağlamak amacıyla geliştirilen Merkatör Projeksiyonu'nda, küre biçimindeki Dünya düz bir yüzeye aktarılırken alan bozulması enlemle birlikte artar. Bunun bir sonucu olarak, Avrupa, Rusya ve Kuzey Amerika gibi yüksek enlemdeki topraklar olduğundan çok daha büyük gösterilir, Afrika gibi alçak enlemdeki bölgeler ise yüksek enlemdeki bölgelere kıyasla görece küçük görünür. Örneğin, gerçekte Afrika’dan yaklaşık 14 kat küçük olan Grönland, haritada ona yakın bir büyüklükte görünmektedir. Bu orantısal büyütme, günümüzde özellikle web haritacılığında yaygın bir biçimde kullanılmaktadır. Bu görsel eşitsizlik eğitimden medyaya kadar bilinçaltına işleyerek Batı merkezci bir algı üretmektedir.

BM Genel Kurulu’nun “Haritayı........

© Anadolu Ajansı Analiz