Kore'den Körfez'e: Asya ittifaklarında yeni yük paylaşımı
Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi Öğretim Görevlisi Diren Doğan, Doğu Asya'da kurulan ABD-Japonya-Güney Kore ittifakının geçirdiği stratejik dönüşümü AA Analiz için kaleme aldı.
Eylül ayının ilk günlerinde gündeme gelen iki gelişme, Doğu Asya merkezli güvenlik mimarisinin artık yalnızca Kore Yarımadası ve yakın çevresindeki tehditler ekseninde şekillenmediğinin kanıtı niteliğindedir. Bunlardan ilki, ABD, Japonya ve Güney Kore tarafından 7-11 Eylül tarihleri arasında Jeju Adası açıklarında gerçekleştirilmesi planlanan Freedom Edge tatbikatı, ikincisi ise Güney Kore’nin Hürmüz Boğazı’na askeri unsurlarını gönderme hazırlığıdır. Coğrafi bakımdan birbirinden uzak bu gelişmeler, Washington’ın Asya’daki ittifak ilişkilerinde yaşanan dönüşümün farklı sahalardaki yansımaları olarak okunabilir. Bu bakımdan her iki gelişme de ABD’nin bölgedeki müttefiklerinden beklentilerinin ne yönde değiştiğini ve bu müttefiklerin ulusal öncelikleri ile ittifak yükümlülükleri arasındaki dengeyi ne ölçüde yeniden kurmaya hazır olduklarını gösteren analitik birer turnusol niteliği taşımaktadır.
Bu çerçevede ilk kez 2023’te Camp David’de oluşturulan güvenlik taahhütlerinin operasyonel karşılığı olarak düzenlenen Freedom Edge, sonraki icralarında kapsamını kademeli biçimde genişletmiştir. Bu yılki tatbikatın "bugüne kadarki en gelişmiş üçlü işbirliği gösterisi" olarak tanımlanması da söz konusu kurumsallaşmanın ulaştığı düzeye işaret etmektedir. Dolayısıyla Freedom Edge’in asıl önemi, tatbikatın ölçeğinden ziyade üç ülke arasındaki güvenlik işbirliğini giderek daha kalıcı bir operasyonel zemine taşımasında yatmaktadır.
İttifakın coğrafi genişlemesi
Freedom Edge’in ortaya koyduğu bu dönüşümün daha uzak bir coğrafyadaki yansıması ise Hürmüz Boğazı’nda görülmektedir. Şubat ayında başlayan ABD/İsrail-İran Savaşı yedinci ayına girerken Güney Kore, bölgeye P-8A Poseidon deniz karakol uçağı, bir lojistik destek gemisi ve donanmaya bağlı patlayıcı madde imha ekibi gönderme hazırlığındadır. Görevin kapsamı ve liman kullanımına ilişkin temaslar sürerken Seul, henüz nihai kararın verilmediğini ve olası görevlendirmenin meclis onayına sunulacağını belirtmektedir. Görevin doğrudan muharip bir angajmandan ziyade deniz gözetleme, lojistik destek ve seyrüsefer güvenliği ekseninde çerçevelenmesi, Güney Kore’ye hem Tahran ile ilişkilerinde doğrudan çatışmanın........
