menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Doğayı korumak sadece solcuların görevi mi?

20 0
18.10.2026

Türkiye'de çevre, doğa ve hayvan hakları söz konusu olduğunda İslami camianın önemli bir bölümünün sergilediği suskunluk, üzerinde ciddiyetle durulması gereken bir meseledir. Bir HES yapılır, vadinin dengesi bozulur; bir maden şirketi gelir, dağın içi oyulur; bir orman kesilir, su kaynakları tehdit altına girer. Bütün bunların karşısında, toplumsal meselelerde söz söyleme iddiasındaki yapılardan güçlü ve sürekli bir ses duyulmaz. İnsan ister istemez soruyor: Doğayı korumak sadece solcuların görevi mi?

İşin en çarpıcı tarafı, İslam'ın çevre konusunda söyleyecek sözünün aslında fazlasıyla olmasıdır. Diyanet'in kendi yayınlarında çevrenin Allah'ın insana emaneti olduğu, hava, su ve toprağın yalnızca insanın değil bütün canlıların ortak yaşam alanı olduğu açıkça ifade edilmektedir. Hayvan hakları konusunda da durum farklı değildir. Hz. Peygamber'in hayvanlara merhamet konusundaki hadisleri esas alınarak hayvanların yaşama ve korunma haklarına dikkat çekilmektedir. İslam tarihinde hayvanların korunması için vakıflar kurulduğunu, eziyetin önlenmesi için idari tedbirler alındığını biliyoruz. Yani mesele İslam'ın çevre konusunda bir şey söyleyip söylememesi değil; mesele, söylenen değerleri toplumsal hayata ne kadar taşıdığımızdır.

İslami camianın önemli bir bölümünde toplumsal sorunlara yaklaşım çoğu zaman "ahlaki birey" üzerinden kurulmaktadır: İçki içme, kumar oynama, faizden uzak dur, aileyi koru. Bunların tamamı elbette önemlidir. Fakat insanın yaşadığı çevrenin zehirlenmesi de bir ahlak meselesidir. Bir çocuğun temiz havaya........

© Amida Haber