Keşkek yatağında dana antrikot
Bir Ramazan-ı Şerif’in daha sonuna yaklaşıyoruz. On bir ayın sultanı Ramazan’da tutulan oruç; bedenî bir ibadet olduğu kadar toplumda dayanışma ruhunu geliştiren yoksul insanların çektiği sıkıntıları anlamamıza yardımcı olan şefkat ve merhamet duygularımızın coştuğu önemli bir ibadettir.
Hayatında açlık nedir bilmeyen varlıklı insanların, toplumsal dayanışmayı sağlamak ve yoksul insanların durumlarını daha iyi anlayabilmeleri için oruç ibadeti önem arz etmektedir.
Bu yüzden Yüce Rabbimiz ‘’İnsanın oruç dışındaki her ameli kendisi içindir. Oruç ise benim içindir, onun mükâfatını da ben vereceğim’’ buyurmuştur.
Sevgili Peygamberimizin iftar sofraları oldukça sade, israftan uzak, berekete dayalı ve huzurlu idi.
Mutlaka yoksul insanlarla iftarını yapmaya özen gösteren Peygamber Efendimiz (sav) akşam namazından önce orucunu taze hurma yoksa kuru hurma ya da birkaç yudum su ile açar; özel yemek aramaz ne varsa onunla yetinirdi.
Mübarek sofralarında genellikle yoğurt, arpa ekmeği ve su bulunurdu.
Bakıyoruz da sözüm ona varlıklı, inançlı, mütedeyyin insanlar yine kendileri gibi varlıklı insanları muhteşem iftar sofralarına davet ediyorlar…
Yok, yok! Bir kuş sütü eksik........
