menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ertuğrul Özkök: Kemal Kılıçdaroğlu Milyonlarca Vatandaşa Geri Zekâlı Muamelesi Yapıyor

7 0
29.06.2026

Celal Şengör Kemal Kılıçdaroğlu'nu Değerlendirdi: "Akıl, Bilgi, Hiçbir Şey Yok"Celal Şengör'e soruldu: “Cumhurbaşkanı olsanız yapacağınız ilk icraat ne olurdu?”Şengör'ün cevabı: "İlk iş Ekrem İmamoğlu'nu çağırıp "İstanbul için ne yapabiliriz?" diyerek milli seferberlik ilan etmek olurdu!" (Kaynak Kitap: Celal Şengör'le Nehir Söyleşi: Senin Cahilliğin Benim Yaşamımı Etkiliyor!) 

Gazeteci Ertuğrul Özkök de üşenmemiş ve "Kemal Kılıçdaroğlu Kabusu"nu çok ayrıntılı olarak analiz etmiş: 

Ertuğrul Özkök: Kemal Bey, 2023’te sizi Erdoğan yendi. Bu defa hüsrana uğrattığınız insanlar yenecek!İlk oyumu 1969 seçimlerinde verdim.O günden bu yana kaç seçimde oy kullandım hatırlamıyorum.1978-80 yılları arasında CHP Parti okulunda çalıştım, Bülent Ecevit’e danışmanlık yaptım.12 Eylül’ün en karanlık günlerinde rahmetli Bülent Ecevit’in yasaklı yıllarında, O'nun çıkardığı “Arayış” dergisinde yazılar yazdım.Derginin 6. sayısında Ecevit’e yazı yasağı getirilince, O'nun başyazı yazdığı sayfada, o başyazıları imzasız olarak ben devam ettirdim.Fransa’da öğrencilik yıllarımda, Saint Guillaume Sokağı’ndaki Siyasal Bilgiler Fakültesi’nin kütüphanesinde günlerim, aylarım geçti.1986 yılından bu yana profesyonel gazeteci olarak siyaseti izliyorum.2023 Cumhurbaşkanlığı seçiminde O'na oy verdim.Kemal Kılıçdaroğlu’na yani…Ondan önce de kim bilir kaç defa oy verdim O'nun başında bulunduğu partiye…Ve 13 kere hayal kırıklığına uğrattı beni.Bütün bu hayatım boyunca bu kadar sinsi bir konuşma görmedimDün yaptığı ve devam edeceği anlaşılan ilk video konuşmasını izlerken, vatandaş olarak işte bu şahsi siyasi tarihim geçti gözümün önünden…O yenilmeye doyamadı… Hiçbir başarısızlığının hesabını vermedi.Biz yine de O'nun başında olduğu partiye oy vermeye devam ettik.O'nun dönemi benim hafızamda işte böyle bir zincirleme hüsran yılları hatırası olarak kaldı.O nedenle ilk defa böyle öfkeli bir ruh haliyle yazacağım…Özetlediğim bu uzun hayatım boyunca bu kadar sinsi, bu kadar egoist bir siyasi konuşma görmedim.Bir yıldan fazladır tartışmalı iddianamelerle içerde yatan yüzlerce partili arkadaşını böyle üç cümlede müebbete mahkûm eden bir egoizme tanık olmadım.Milyonlarca vatandaşa böyle geri zekâlı muamelesi yapan bir siyasetçi de görmedimO'na 13 seçimde oy veren vatandaşları, O'nu genel başkanlıkta bu kadar uzun süre tutan partili arkadaşlarına bu kadar geri zekâlı muamelesi yapmış bir genel başkan çıkmadı.Ne CHP’de ne de başka bir partide, ihtirası yüzünden kendini, kendi iradesi ile bu kadar aşağılara indiren bir siyasi figüre rastlamadım.İnsanlar iki türlü yaşlanırmış…Ya bilgeleşerek…Ya da habisleşerek.Hayatım boyunca ikisini de gördüm de…Bu kadar hezimetten sonra hâlâ bu kadar habisleşen bir “siyaset emeklisini” hiç görmedim.Sinsi ama niyetini saklayamayan bir konuşmaKonuşmayı kim hazırladıysa, “dünya sinsilik” ve “habislik” tarihine bir baş eser kazandırdığından emin olmalı.Sinsi diyorum ama zannetmeyin ki zeki bir belâgat…Kötü niyetini saklayamayacak kadar da beceriksiz…Arkadaki niyet ve ihtiras her tarafından sarkıyor, sırıtıyor, akıyor…

Güya CHP’li seçmene sesleniyor, yuttuk mu o bakışları ve belâgati…Taammüden hazırlanmış bir tuzak ve onun üzerinden sarkan elbise gibi duran demode bir belâgat…Nasıl da kendinden emin…Nasıl da dürüstmüş gibi bir eda, bir hal, bir tavır…Ama hiçbiri sahici değil, hepsi “miş” gibi…Lime lime sarkıyor…Güya CHP’ye oy veren insanlara sesleniyor…Dürüstlük, temizlik, arınma…Ne hoş kelimeler değil mi…Ama bir dakika…Sayın 13 seçim kaybetmiş eski genel başkan…Siz bizi geri zekâlı zannedebilirsiniz, ama biz sizin zannettiğiniz kadar saf ve aptal değiliz.Üstelik 13 kere hüsrana uğratılmış insanlarız biz…2017 referandumunda daha sandıklar kapanmadan, sizin suskunluğunuzla değiştirilmiş bir rejimde yaşayan vatandaşlarız…Artık yutmuyoruz o şehvetli belâgati.

Siyasetin “s” harfinden nasibini almış biri asıl adresin kimler olduğunu anlar, çünkü sırıtıyorO nedenle, siyasetin “S” harfinden nasibini almış herhangi bir vatandaş bu sinsi ve beceriksiz konuşmanın asıl muhatabının kendileri olmadığını anında anlamıştır…Üstelik asıl adresin neresi, kimler olduğu öyle besbelli öyle sırıtıyor ki…Biri, CHP’nin seçilmiş belediye başkanlarına dava açmış Silivri savcı ve hakimleri;Öteki de CHP’ye kurultay davası açan savcı ve hakimler.Ne diyor o iki adrese?Silivri savcı ve hakimlerine, “İmamoğlu ve arkadaşlarını içeri atmakta haklısınız, ortada adaletsiz bir durum yok, sonuna kadar gidin” diyor…Ya kurultay savcı ve hakimlerine?“Siz çıkarın mutlak butlan kararını, ben partinin başına geçmeye hazırım…”Aynen böyle diyor…

Halkın yüzde 50’sine hayatının en büyük düş kırıklığını yaşatmış emekli siyasetçiKarşımızda inanılmaz bir karakter var.13 kere seçim kaybetmiş…14. kere de kaybetmeye azmetmiş.Üstelik toplumun yüzde 50’sine, belki de hayatlarının en büyük siyasi hayal kırıklığını yaşatmış bir siyasetçi…Sokağa bile çıkamıyor ama bir YouTuber olarak ofisinin bir köşesinden düğmeye basıyor.Belli ki kendi kendine sefer görev emri çıkarmış.CHP’yi bölecek ve bir seçim daha kaybettirecek.

Henüz savunmasını bile yapmamış partili arkadaşlarına suç etiketi yapıştırıyorGözünü öyle ihtirası bürümüş ki, hukukun en basit ilkesi olan “masumiyet karinesi”ni bile unutmuş.İhtirası o kadar büyük ki, partisinin seçilmiş başkanlarına yapılanları meşrulaştırmak için neredeyse bir siyasi itirafçıdan bile ağır ruh haline girmiş.Partili arkadaşları hakkında henüz Silivri hakimleri bile kararını vermeden o kararını vermiş, cezasını kesmiş, infaza gidiyor.Kemal Bey destekçilerinizle birlikte o koltuğu gasp edebilirsiniz.Hatta partiyi de bölebilirsiniz.Ama bilin ki CHP’ye oy veren insanları bölemeyeceksiniz…

Özgür Özel önce kurultayda sizi yendi, sonra sandıkta iktidarı yendiO koltukta artık, sizin 13 hezimetinizden sonra partiye ilk seçim zaferini kazandıran genç bir siyasetçi oturuyor.Yılmak, durmak, dinlenmek bilmiyor…Önce kurultay sandığında sizi yendi.Sonra seçim sandığından birinci çıktı.Şimdi halkın da desteği ile siyasi dalavere meydanında sizi bir kere daha yenecektir.Ve siz de muhteris bir ihtiyar olarak evinize döneceksiniz.2023’te Cumhurbaşkanı Erdoğan seçim sandığında sizi yenmişti.Bu defa hüsrana uğrattığınız size oy vermiş insanlar sizi yenecek ve hayatınızın sonuna kadar sizi bir yapayalnızlık evine gönderecek.Bu son barutunuzdu.Attınız ve 14. defa kaybettiniz. (...)‘Bay Kemal’ sadece o gazeteciyi aramış ve bakın hangi cümleye takılmış?CHP'nin başına 'tavuk kayyımı' gibi atanan Kemal Kılıçdaroğlu geçen gün kendine muhalif yazılar yazan bir gazeteciyi, Nefes gazetesi yazarı Ümit Zileli'yi aramış ve uzun uzun konuşmuşlar. Kılıçdaroğlu, Zileli'nin kendisiyle ilgili yazısında bir cümleye takılmış. Bakın o cümle neymiş? Önce şunu belirteyim.“Bay Kemal” benim lafım değil.Pek sevdiğim bir hitap şekli de değil.Dün okuduğum bir yazıdan aldım, onun için tırnak içinde yazıyorum.Bu lafın patenti, onu o koltuğa kayyım olarak tayin edenlere ait.CHP’nin başına kayyım olarak atanan eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, bu tayinden sonra ilk defa kendisi aleyhine yazı yazan bir köşe yazarını aramış.Nefes Gazetesi yazarı Ümit Zileli aradığı gazeteci.Ben de olayı onun “Bay Kemal’in Beyhude İtirazı” adlı yazısından hayretler içinde okudum.Yazı şöyle başlıyor:“Önceki sabah telefonum çaldı…Önce bir sekreter hanım, “genel başkanımızı bağlıyorum” dedi, birkaç saniye sonra ise telefonun öbür ucunda CHP’nin mahkeme kararıyla atanmış başkanı Kemal Kılıçdaroğlu vardı…“Günaydın Ümit Bey” diye başladı söze, “Merhaba Kemal Bey” dedim. Epey uzun süren bir telefon konuşması yaptık… Öncelikle belirtmeliyim; bu görüşmenin yazılmamasını rica etti. O nedenle yaptığımız konuşmanın içeriğini tamamen anlatmayacağım.Biri........

© Akdeniz Gerçek