Erkekler Kadınlara Kendilerini Beğendirmek İçin Ameliyat Masasına Yatıyor!
Yeni bir bulmaca...Cevap anahtarıysa en sonda...
1-Türkiye Sigorta Birliği (TSB) tarafından yapılan iyimser tahminlere göre, Marmara bölgesinde beklenen şiddetli bir depremde öngörülen toplam hasar maliyeti yaklaşık 325 milyar dolar seviyesindedir...
Boğaziçi Üniversitesi’nden Gülüm Tanırcan, “İstanbul depreminden 6,7 milyon kişi etkilenebilir. Ekonomik kaybın 90-120 milyar dolar arasında olması öngörülüyor" diye konuşmuştu...2011'deki depremde zarar gören Fukushima Daiichi nükleer santralinin Japonya'ya verdiği zarar $ 600.000.000.000 (600 milyar dolar) olarak hesaplanmıştı...Venezuela'da 24 Haziran 2026'da önce 7,2 büyüklüğünde 39 saniye sonra da 7,5 büyüklüğünde 2 büyük deprem yaşandı..28 Temmuz 1976’daki Çin Tangshan Depremi’nin yaklaşık 242 bin insanın ölümüne yol açtığı tahmin ediliyor...Bu depremi konu alan "AfterShock" filmini mutlaka izleyin... Kaydedilmiş ya da daha doğru deyimle bilinen en büyük depremlerden biri Şili'de yaşanmıştı...Bu deprem 9,5 Mw (Moment büyüklüğü) büyüklüğündeydi...Bu devasa deprem 22 Mayıs 1960'ta Şili kenti Valdivia'nın çevresinde kayıt edildi...Zaten Şili tarihteki en büyük depremlerin çoğuna sahne olmuştur...28 Mart 1964'teki Alaska depremi de tam bir felaketti; büyüklüğü de 9,2'dir...Alaska'da çok az insan yaşadığı için Alaska depreminde insan ölümü çok az olmuştur...1755 Portekiz Lisbon depreminde 100.000'den fazla insan ölmüştü...Suudi Arabistan yarımadası Anadolu'yu hızla Batıya doğru itiyor, Suudi Arabistan her yıl Anadolu'ya yaklaşıyor...Bu nedenle bundan sonra da büyük depremler yaşayacağız ve yaşamaya da devam edeceğiz! Bu bölgenin Suudi Arabistan yarımadasının güçlü itmesiyle dünya üzerindeki en korkunç ve en ölümcül deprem felaketlerini ürettiği çok bilinen bir gerçek, tarih kitaplarında da yer alıyor...
İhsan Ketin (1914-1995) 1939 Erzincan depremi dahil olmak üzere Anadolu'da peş peşe yaşanan büyük depremleri inceledi. 1948 yılında yayımladığı "Über die tektonisch-mechanische Bedeutung der Anatolischen Kasungsverwerfung" (Anadolu Blokunun Tektonik Mekanik Anlamı) adlı makalesiyle dünya bilim literatürüne geçti...Prof. Dr. İhsan Ketin, Türkiye'de "Jeolojinin Babası" olarak anılan, Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın varlığını ve yapısını dünya çapında ilk kez bilimsel olarak ortaya koyan dünyaca ünlü Türk yer bilimcidir. Anadolu yarımadasında 115, 526, 1509, 1719, 1766,1894,1939,1999, 2023 yıllarında yaşanan büyük depremler ne yazık ki daha önce oldukları yerlerde tekrar olacak...Antakya'da 115 ve 526 yıllarında gerçekleşen depremlerde 250'şer bin yani 500.000'den fazla insanın öldüğü tahmin ediliyor.Türk jeofizik mühendisi ve akademisyen Oğuz Gündoğdu: "Bursa'da bilinen en büyük deprem 1855 yılında 7 şiddetinde oldu. Bu fayın harekete geçmesi durumunda Bursa'da 7 şiddetinde yeni bir deprem bekliyoruz" 1957 Muğla Fethiye depremlerinde 3200 civarında ev yıkılmıştı... Antalya'da antik çağlardan günümüze meydana gelen depremleri inceleyen ve önemli belgeler elde eden Uzman Tarihçi Çağrı Yılmaz: "Bizans İmparatorluğu kaynaklarında 500'lü yıllarda Antalya'da bir depremle karşılaştık... Günümüze yaklaştığımız zaman Kıbrıs'ta 1222 yılında gerçekleşen bir deprem yine özellikle Antalya'yı derinden etkilemiştir. Daha yakın tarihe geldiğimiz zaman 1468 yılında ufak çaplı bir deprem meydana geldiğini gördük. Antalya'nın en büyük depremi 1741 yılında Rodos merkezli olmuştur. Bu depremde Finike bölgesinde büyük yıkım olmuştur. Bu depremin yaraları sarılmadan 1743 yılında büyük bir deprem oluyor. Depremlerin şiddeti ölçülemiyor ama 7'nin üzerinde olduğu tahmin ediliyor. 1926 yılında da Antalya'da büyük bir deprem meydana gelmişti...(...) Türkiye'nin tarihsel sismik yapısını da inceledik. İlginç bir detayla karşılaştık. Biz yakın zamanda yaşadığımız büyük Kahramanmaraş depremine bir de tarihsel açıdan bakmak istedik. Araştırmamızda bu bölgede meydana gelen 3 büyük depremin ardından Antalya'da 3 ve 15 senelik zaman aşımıyla büyük Antalya depremlerinin gerçekleştiğini gördük. Örnek olarak 526 yılında meydana gelen Hatay depreminden 17 yıl sonra Antalya'da büyük bir deprem meydana geliyor. 1222 yılında meydan gelen Kıbrıs depreminden 10 yıl önce Adana, Hatay bölgesinde çok büyük bir deprem var. Yakın zamanda ise bizi de korkutan 1738 yılında büyük bir Malatya, Hatay, Adana bölgesini etkileyen ciddi bir depremin 3 yıl ardından 1741 yılında Antalya'da deprem meydana geliyor. 1743 yılında gerçekleşen çok büyük bir depremle karşılaştık. Biz bunu 3 noktada tespit ettik” dedi.Antalya’nın Kaş ilçesinde bulunan Patara Deniz Feneri, 2025'te beş yıl süren restorasyon çalışmalarının ardından yeniden ayağa kaldırıldı. Patara deniz feneri, 15. yüzyılın sonundaki Rodos Depremi’yle oluşan tsunami dalgaları tarafından yıkılmıştı.Patara Deniz Feneri yüzyıllar boyunca Patara'nın kumları arasında saklı kaldı. Bu yüzden taşları güneşle ve dış etkenlerle yıpranmadı. İlk bakışta yeni mermer taşlarla inşa edilmiş gibi görünse de, aslında fenerin büyük bölümü yüzyıllar boyunca kumun altında korunan orijinal taşlardan oluşuyor. Yapı, yüzde 80 oranındaki orijinal taşları kullanılarak aslına uygun şekilde yeniden ayağa kaldırıldı.
2025'te yeniden Patara'da bir ışık gibi doğdu. Eski günlerde olduğu gibi Patara'nın simge yapılarından biri haline geldi.30 metre uzunluğundaki Patara Deniz Feneri, Roma İmparatoru Nero tarafından Milattan Sonra 64-65 yıllarında yaptırıldı. Yüzyıllar boyunca Patara'nın kumları arasında saklı kaldı. Bu yüzden taşları güneşle ve dış etkenlerle yıpranmadı. İlk bakışta yeni mermer taşlarla inşa edilmiş gibi görünse de aslında fenerin büyük bölümü yüzyıllar boyunca kumun altında korunan orijinal taşlardan oluşuyor. Yapı, yüzde 80 oranındaki orijinal taşları kullanılarak aslına uygun şekilde yeniden ayağa kaldırıldı. Fenerin yeniden doğuşu 2004 yılındaki kazı çalışmaları ile başladı. 2005 yılı sonunda biten kazı çalışmaları kapsamında fenere ait büyüklü küçüklü yaklaşık 2 bin 500 taş, adeta yap-boz sistemi ile yerlerine oturtuldu. Güçlendirilme ve birleştirilme işlemlerinin ardından ilk olarak dijital ortamda taşların kopyaları hazırlandı. Böylece fener, dijital ortamda tekrar yükseldi. Kullanılamayacak durumda olan ya da bulunamayan taşların yerine ise aslına uygun taşlar yontuldu.Fenerde üst yapı hariç yalnızca yüzde sekiz oranında yeni taş var. En üst bölümden düşen taşların daha fazla parçalanıp yok olması nedeniyle bu oran üst yapıyla birlikte yüzde 18’e yükseliyor.
Ömrünü arkeoloji bilimine adayan ve feneri 500 yıllık uykusundan uyandıran Prof. Dr. Havva İşkan Işık, Hürriyet Gazetesi'nden Salim Uzun'a şu bilgileri verdi:
“Gözlerime inanamıyorum. Rüyada gibiyim. Oradaki kazılara 2004 yılında başlamıştık. Bir çocuk doğurdum ve 20 yaşına getirdim. Ortaya çıkan şey çok........
