Vehbi KARA Kocatepe Muhribi’nin Batması ve Liyakatsizlik Sorunu
Kocatepe Muhribi’mizin batmasını yalnızca teknik bir istihbarat ve koordinasyon hatası olarak değil, o dönem Deniz Kuvvetleri içindeki liyakat yetersizliği ve ideolojik yapılanmanın bir sonucu olarak değerlendirmek gerekiyor.
1974 Kıbrıs Barış Harekâtı’nda yaşanan bu trajik “dost ateşi” olayına dair kaleme aldığım “Kocatepe Olayı” başlıklı yazılarımda temel yaklaşımlar şu şekildedir:
Cunta Yapılanması, Liyakat Sorunu ve Sabetaycı Masonik Yapılanma
Olayın arka planında, Deniz Kuvvetleri’nde sabetaycı cunta yapılanmasının getirdiği liyakat eksikliklerinin yattığı belirgin bir şekilde görülmektedir.
Askerlik mesleğinde uzun bir süre boyunca amirallik rütbesine yükselebilmek için adeta alkollü içki kullanma zorunluluğu öne çıkmıştır.
Dünyada eşi ve benzeri olmayan bu uygulama uzun yıllar boyunca devam etmiş; alkol kullanmayan subaylar çeşitli şekillerde cezalandırılmıştır.
Subayların rakı içme testlerine tabi tutulduğunun delili olarak, komuta kademesinin en üstünde bulunan Güven Erkaya’nın, Başbakan Erbakan’ın davetinde dışarıdan rakı getirtmesi olayı güzel bir örnektir.
Dönemin batan TCG Kocatepe Komutanı olan ve ilerleyen yıllarda Deniz Kuvvetleri Komutanlığı yapan Güven Erkaya’yı, benden başka eleştiren neredeyse hiçbir bahriyeli yazara rastlayamıyoruz.
Bu durum, ideolojik olarak Deniz Kuvvetleri’nde masonik........
