Vehbi KARA Faşist Liderler ve Mal Varlıkları
Bulunduğunuz yerden yükselmek istiyorsanız; ayağınız altına molozları, taşları ve toprağı doldurarak yükselebilirsiniz. Yüksek bir dağın başına çıkmak ise zahmetlidir. Yanınızda azığınız, suyunuz olmalı; yolculuğa uygun sağlığınız bulunmalıdır.
Hem yükseklere, bir solukta da çıkamazsınız; terleyeceksiniz, üşüyeceksiniz , nefesiniz kesilecek ve adım adım bir dağın başına fiziken çıkıp etrafı seyredebilirsiniz.
Peki , bir toplum içinde, insanların omuzunda yükselmek istiyorsanız ; taş, toprak ve moloz kabiliyetinde olan insanları ayağınızın altına alarak yükselebilirsiniz. Bunun için insanların idrak ve tefekkür ve sorgulama kabiliyetlerini kaybetmeleri ve sizin iradenize teslim olmaları gerekir.
Bunun için, çevrenizdeki kişilere, kendilerinin bir hiç olduğunu; sizin ise çok yüksek olduğunuzu, adeta insanüstü bir varlık olduğunuzu kabul ettirdiğinizde; geriye bir tek şey kalır; o da sizin bir “tanrı” ya da çok üstün ve erişilemez olduğunuzu ilan ettirmek ve kabul ettirmektir.
“Nasıl ki, bir cemaatin malı, bir adama verilse zulüm olur. Veya cemaate ait vakıfları bir adam zapt etse zulmeder. Öyle de, cemaatin sa’yleriyle ( çalışmalarıyla hasıl olan ( elde edilen) bir neticeyi veya cemaatin haseneleriyle ( iyilikleriyle ) terettüp eden bir şerefi, bir fazileti, o cemaatin reisine veya üstadına ( hocasına ) vermek, hem cemaate, hem de o üstada veya reise zulümdür. Çünkü enaniyeti okşar, gurura sevk eder. Kendini kapıcı iken , padişah zannettirir. Hem kendi nefsine zulmeder, Belki de bir şirk-i hafiye ( gizli şirke) yol açar.........
