Mehmet Nuri BİNGÖL Dünyanın Zulüm Gören Müslümanları
Dünya küçüldü, haberler çoğaldı; fakat insanlığın acıları küçülmedi. Bugün yeryüzünün farklı coğrafyalarında Müslümanlar savaş, işgal, sürgün, ayrımcılık, baskı ve yoksullukla mücadele ediyor.
Filistin’den Doğu Türkistan’a, Arakan’dan Sudan’a kadar uzanan geniş bir coğrafyada milyonlarca insanın ortak sorusu aynı: “Bizi kim görecek, kim duyacak?”
Kur’an, mazlumun feryadını görmezden gelmeyi Müslümanın vicdanına bırakmamıştır:
“Size ne oluyor da Allah yolunda ve ‘Rabbimiz! Bizi halkı zalim olan şu şehirden çıkar…’ diye yalvaran zavallı erkekler, kadınlar ve çocuklar uğrunda savaşmıyorsunuz?” (Nisâ, 4/75)
Bu ayet yalnızca bir dönemin insanlarına değil, bütün zamanların vicdan sahibi insanlarına hitap eder.
Bugün İslam dünyasının kalbindeki en büyük yaralardan biri Gazze'dir. Savaşın ve ağır insani şartların altında çocuklar, kadınlar ve yaşlılar büyük acılar yaşamaktadır.
Burada, mesele yalnızca Filistin meselesi değil. Mesele, sivillerin hayatının ve insanlık onurunun evrensel bir değer olup olmadığıdır.
Bir çocuk hangi milletten olursa olsun çocuktur. Bir annenin gözyaşının dini, dili ve milliyeti yoktur. Müslümanların Gazze'ye bakışı da bu sebeple sadece siyasî değil, aynı zamanda ahlakî ve insanî bir bakıştır.
Doğu Türkistan'da sessizliğin arkasındaki dram da trajiktir. Doğu Türkistan'da Uygur Müslümanlarının yaşadığı baskılar da dünyanın yeterince konuşmadığı meselelerden biridir.
Bir toplumun dilinin, kültürünün, dinî hayatının ve kimliğinin baskı altına alınması yalnızca bireysel hakların değil, toplumsal hafızanın da hedef alınmasıdır.
İslam dünyasının bu konuda yapması gereken, slogan atmakla yetinmek değil; hukuki, diplomatik ve insani yollarla mazlumların yanında........
